Satır Altlarını Çizerek ve Notlar Alarak Okumak için Yöntemler


Yıllar yıllar önce “kitap okurken satır altlarını çizmek ya da çizmemek” başlıklı bir video çekmiştim. Her ne kadar bu satırları çizme konusu bir dertmişçesine çekilen bir video olsa da tabiki bu bir dert değil. Ama yinede o videodan sonra fark ettim ki gerçekten de birçok okur bu konuyu zaman zaman kendine dert ediniyormuş, o zamanlar yalnız değil mişim meğer...

Gerek video altındaki yorumlarda gerek mesajlarla bu konuda çok fazla dönüş aldım.

Ve bu konudaki bir başka tespit de şuydu ki bu konuyu dert edinen okurlar da kendi içinde ikiye ayrılıyordu. Bir grup kitap üzerine yapılan bu çizme, not alma gibi işlemleri oldukça gereksiz, hatta ve hatta kitaba yapılan bir hakaret olarak tanımlarken, diğer grup tam tersi bunu bir ihtiyaç olarak görüyor, hatta ve hatta çizilmemiş, notlar alınmamış, yaşanmışlık katılmamış kitapların okunmuş sayılmayacağını söylüyorlardı. Tartışmanın henüz bir kazananı yok. Bu çekişmeli durum oldukça çekişmeli bir şekilde devam ediyor. 

Bu videoya bu şekilde bir ilgi olunca, bu konu hakkında çok fazla konuşulunca kitaba müdahale konusunun haklı ya da haksız tartışmasını şimdilik bir kenara bırakıp, satır altlarını çizmek ve notlar almak konusunda ne gibi yöntemler uygulanabilir, onu bir araştırma ihtiyacı hissettim. Çünkü uygun yöntem seçilerek belki iki tarafında gönlünü yapabiliriz diye düşünüyorum. O yüzden hadi konuyu çokta uzatmadan kitaba müdahele yöntemlerine sırayla başlayalım.

İlk olarak belki de en sık kullanılan yöntemlerin başında gelen satır altlarını çizmek var tabiki. Ben özellikle rengarenk kalemlerle satır altlarını ya da satırların üstlerini çizmeyi seviyorum ve zaman zaman kitaba geri dönme ihtiyacı hissettiğimde, bu şekilde işaretlenmiş satırları yeniden okumak çok güzel oluyor.


Fakat satır altlarını çizmek derken her satırın altını çizerek okumaktan bahsetmiyorum tabi ki. Bu şekilde kitap okuyanlar da var. Benim tercih edeceğim bir seçenek olmamakla birlikte bu maddede bahsettiğimiz mesele bu değil. Sadece altının çizilmesine ihtiyaç duyduğumuz, hatırlamak, geri dönüp kolay bulmak ve okumak istediğimiz yerlerin, satırların altının çizilmesinden bahsediyorum.


Bir diğer alternatif seçenek olarak da benim yine çok tercih etmediğim iki alternatifi bir arada söylemek istiyorum. Satır altlarını çizmek yerine, alıntılamak istediğimiz kelimeyi, cümleyi ya da bölümü parantez içine ya da daire içine alabiliriz. Ben çok tercih etmedim açıkçası ama böyle bir seçenek olduğunu da söylemek isterim.


Eğer hoşunuza giden yeri sadece böyle çiziktirerek belirtmek istiyorsanız bu üç seçenekten biri sizin için ideal olabilir.


Şimdi bir de not alma konusunu konuşalım isterseniz. Not alarak okumak aslında benim verimli kitap okuma tavsiyelerim arasında da yer alıyor. Not alarak okumak hem daha iyi anlamayı sağlıyor. Hem sorgulamaya teşvik ettiği için araştırmaya da sevk ediyor okuru diye düşünüyorum. Hem de okunanların daha kalıcı olmasına da katkı sağlıyor bence.


Peki kitap okurken not almak konusunda hangi şekilleri uygulayabiliriz?


İlk olarak yine ilk akla gelen ve en pratik olan yöntem aynı zamanda sayfa kenarlarına, sayfadaki boşluklara notlar almak. Bu durumda ihtiyacımız olan tek şey bir kalem ve hem not alırken bunu hızlıca yapabiliyoruz hem de sonrasında pratik bir şekilde notlara dönebiliyoruz.


Ama başta da söylediğim gibi bazı okurlar, kitaba müdahaleyi kitaba hakaret olarak görebiliyor. Onlar için en azında diğer alternatiflere de bir göz atalım.


Kitap okurken yanımızda bir kalemın yanı sıra bir de post it bulundurarak, bu sorunu kolayca çözebiliyoruz. Sayfa kenarlarına not almakla aynı etkiyi ve belki de daha düzenli ve görsel açıdan da daha güzel bir görüntüyle bu ihtiyacı karşılıyor diyebiliriz.


He derseniz ki eğer ben hem kitaba hiçbir müdahalede bulunmak istemiyorum, hem de kitaplardan notlar almak istiyorum. Ve kitap okurken de zaten bir masada, rahatça hareket edebileceğim bir şekilde kitap okuyorum. O zaman işin rengi biraz daha değişiyor. Benim de yıllar önce uyguladığım bir seçenek olan bir defter tutmak söz konusu olabilir. Açıkçası biraz meşakatli bir durum bu. Yani öyle yolda, metroda falan kitap okuyanlar için çok kullanışlı olmayabilir. Bir çalışma alanında, masada vs. okuyanlar için kullanışlı daha çok. Fakat gerçekten oldukça keyifli. Okuduğum kitaplardan yaptığım alıntıları, notları, araştırma notlarını tuttuğum bir defterim vardı ve zaman zaman dönüp ona bakmak, hem çok keyifli hem de vaktiyle okunmuş olan o kitapları yeniden hatırlamak, bilgi tazelemek konusunda oldukça faydalı. Dediğim gibi az önce saydığım kriterleri karşılıyorsanız bu da denenesi bir yöntem.


Ve bu noktada defter tutmaya bir alternatif olarak da dijital bir defter tutmak denenebilir. Eğer Ipad kullanıyor ve hali hazırda zaten Ipadinizi yanınızda taşıyorsanız ekstra bir defter taşımak yerine, Ipad’ın içinde bir defter tutmayı deneyebilirsiniz. Böylece bütün kitap notlarınızı hem daha keyifli alabilirsiniz hem de daima yanınızda taşıyabilirsiniz.


Ama şimdi derseniz ki ya devir teknoloji devri öyle yazıyla, defterle çok sürdürülebilir olmuyor. Bu konuyu, bu not alma durumunu biraz daha mobilize edelim. O zaman yazmayı çizmeyi bir kenara bırakıp, harici uygulamaları kullanmayı denemekte fayda var. Bu iş için kullanılabilecek bir çok uygulama var. Hatta bu iş için olmayan fakat hali hazırda kullandığınız birçok uygulama bile bu iş için kullanılabilir hale getirilebilir.


Benim örnek olarak verebileceğim uygulamalar; Google Keep, Notion ya da Google Drive gibi bulut üzerinden döküman kullanımına izin veren servisler olabilir. Bu uygulamalara ve servislere akıllı telefonlarla çok kolay bir şekilde erişebiliyor ve kullanabiliyor olduğumuz için harici hiçbir şeye gerek olmadan hemen cep telefonumuzla bu alıntıları derli toplu bir şekilde tutmamız mümkün oluyor.


Dediğim gibi sadece Keep yada Notion la sınırlı değiliz. Birçok alternatif uygulama mevcut. Ama yine eğer derseniz ki ya iyi hoş da kitap okurken durup, uzun uzun not almak istemiyorum bunu biraz daha pratik hale getiremez miyiz?


Aslında bu da mümkün. Yine keep gibi, notion gibi, google tablolar gibi bir platfordam oluşturacağımız klasörler üzerinde bu notları toplarız ama bu notları kitaba ara verip tek tek yazmak yerine Microsoft Lens ya da yine benzeri bir uygulamanın fotoğraf ile metin tarama özelliklerini kullanarak yapabiliriz. Bu özellikle sayesinde fotoğraf çeker gibi metni tarayıp, kullanacağımız uygulamaya yapıştırabiliriz. Bu da oldukça iş gören bir alternatif olabilir.


Ama… Yine bir ama var. Ama olmalı ki bir sonraki maddeye geçebileyim.


Bu tarama kısmı da her zaman çok kusursuz çalışmıyor ve bu nedenle yine uzun zamana sebep olabiliyor.

Bu nedenle bahsedeceğim son yöntem ve benim  aslında yine sık kullandığım yöntemlerden biri. Çünkü genelde dışardayken de çok okuma yaptığım için diğer yöntemler çok kullanışlı olmayabiliyor benim için. Kısaca son yöntem olarak alıntılamak istediğim yerlerin fotoğrafını çekerek bu fotoğrafları arşivlemeyi tercih ediyorum. Kitaba zaman zaman geri dönme ihtiyacı hissettiğimdeyse kitap için oluşturuduğum klasöre gidip, alıntılamak için çekitği fotoğrafları inceleyebiliyorum. Ayrıca bunları da online ortamda tuttuğum için internetin oludğu her yerden ulaşılabilir oluyorlar.


Evet kitap okurken, daha verimli bir okuma deneyimi için satır altlarını çizmek ya da notlar almak kosunuda uygulanabilecek yöntemlerden kısaca bahsetmiş oldum.


Şimdi sözü size bırakacağım. Ama satır altlarını çizmek ya da not almak konusu hakkında zaten çekişme devam ediyor. O yüzden kitaba müdahelenin gerekli olup olmadığını sormayacağım bu defa. Bu müdahalenin gerekli olduğunu varsayarsak siz hangi yöntemi uyguluyorsunuz, henüz uygulamadıysaniz bile hangisi sizin için daha uygulanabililir duruyor. Ya da tüm bunları bir kenara bırak benim daha iyi bir önerim var dediğiniz bir öneriniz de olabilir. Bu soru için saydığım bu cevaplar yeterli mi? Hepsini yorumlara bırakabilirsiniz.



“Sorunun tam olarak ne olduğunu bildiğiniz zaman, cevabın da ne anlama geldiğini anlayacaksınız.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme