KİTAP  ·  AJANDA  ·  EĞİTİM  ·  YOUTUBE  ·  PODCAST  ·  BLOG  ·  INSTAGRAM  ·  İLETİŞİM

Modern İnsanlık Düşene Tekme Atma Yanlısı

Dışavurum Bültenleri
İkinci Nüsha

Geceden Daha Samimi Hiçbir Şeyle Ya Da Hiç Kimseyle

Geceyle ciddi düşünüyorum. Yani ciddiyetini yitirmiş yaşama eylemlerinin aksiyon kazandığı bu modern dünyamızda bir ciddiyetten ne kadar bahsedilebilirse, o kadar ciddi düşünüyorum. Laf olsun diye değil bu gece düşkünlüğüm. Bilakis çeyrek asırlık yaşamım boyunca geceden daha samimi hiçbir şeyle ya da hiç kimseyle karşılaşmadım ben. Karanlığı da sahici, sessizliği de… Ya da ruhumun kafasını patlatacak kadar içimde yükselip duran ne idüğü belirsiz çığlıkların kalbime ilave ettikleri yeni izlerde…

Geceyi seviyorum.

Yeryüzü, maskeli bir balo… Tanrı düzenledi. Katılım zorunlu. Yaşamak, bu maskeli baloya ayak uydurmak gibi… Her tarafımız, her yüze onlarca maskenin düştüğü saçma sapan bir samimiyetsizlikle sarılmış durumda. Yüzümüze geçirdikleri ya da yüzümüze geçirdiğimiz; yüzümüze bir şekilde geçmiş onlarca maske yüzünden kendi yüzümüzü unutmak üzereyiz. Aynalara sırtımızı dönüyoruz. Utançtan. Kaygıdan. Ve gece bütün maskelerin bir komodinin üzerine bırakıldığı tek an.

Modern İnsanlık Düşene Tekme Atma Yanlısı

Dışarısı kirli. Çok kirli. Ve gün ışığı aydınlattıkça yeryüzünü, ister istemez bu kire bulanmak acıtıyor insanı. İnsanların arasına karışmaktan korkuyorum. Çünkü yaşamak için nefes almaya ihtiyaç duyan insanlar azaldı; egolarıyla hayat bulan varlıklar kol geziyor etrafta. Midem bulanıyor. Gözlerimi kapatmak istiyorum. Düşecek gibi oluyorum ama bunu göze alamam. Düşemem. Düşersem ne elini uzatacak birileri var ne de düştüğüm yerden kaldıracak insanlar… Çünkü modern insanlık düşene tekme atma yanlısı. İlişkilerin temeli menfaat ve insanlar, yakınındakileri uçurumun kenarından nasıl itebilecekleri kaygısını bir eyleme dönüştürdüklerinde başarılı oluyorlar. Kendilerini başarılı sayıyorlar. Bu korkunç bir şey… Kafamı çevirmek zorunda kalıyorum. Ama her köşe başında yer edinmiş insanlar yüzünden çokta farklı bir şey göremiyorum. Hep biraz hazin şeyler, hep biraz acı şeyler yansıyor göz bebeklerime…

Her Şey Birilerinin İstediği Gibi Olsun Diye 

Savaşın kor yağmurlarından kaçabilmek pahasına başka diyarlara göçen insanlara çarpıyor bakışlarım hep. Hani yağmurdan kaçarken doluya tutulmak dedikleri türden bir şey bu… Birilerinin menfaatleri gerçekleşsin, birilerinin cepleri dolsun, her şey birilerinin istediği gibi olsun diye birer kukla olarak kucak açılan ve kullanıldıktan sonra böyle her bir köşe başına bırakılıp unutulan insanlar bunlar. Düşünüyorsun… Neye kızmak gerek? Kim haklı bu işte? Herkes haklı… Hali hazırda hayatın sillesini yemiş, zor durumda ki insanlar yetmiyormuş gibi bir de onların ilave olması, durumu daha da beter hale soktuğu için hali hazırda hayatında sillesini yemiş olanlar kızıyorlar bu insanlara. Haklılar. Diğer yandan savaşın kor yağmurlarından kaçabilmek pahasına sanki cennetin yolunu keşfetmişçesine ama cehenneme doğru ilerlediklerinden bihaber koşar adım buralara akın eden onlarda haklı. Biz hepsi için üzülüyoruz. Üzülmekten başka pek bir şey gelmiyor elimizden. Tüm bunlara sebep olanlarınsa sebep olduklarından haberleri yok. Var aslında. Ama herkes üç maymunu oynuyor. Gündüzü bu yüzden sevmiyorum. Çünkü ne olursa olsun her köşe başında benim gördüğüm tek gerçek, içinde oldukları durumdan bihaber oyun oynamaya çalışan çocuklar oluyor. Kendilerine yöneltilen bakışların ağırlığını taşıyamadığı için başları düşen, kaçırılacak yer arayan gözler tabi ki bir de… Belki de buralara hiç gelmemelilerdi. Gelmeselerdi muhtemelen bir gece saldırısıyla, belki bir havan topu patlamasıyla, belki küçücük bedenlerine hunharca boşaltılmış onlarca mermiyle öleceklerdi. Bir kez canları çok fazla acıyacaktı. Bir kez öleceklerdi. Şimdi her gün bir rutine dönmüş şekilde katlanmak zorunda kaldıkları bu çaresizlik bir havan topunun yarattığı etkiden farksız. Üzerlerine yönelen o bakışların her biri birer kurşun gibi. Bu şartlar altında her gün, her an ölüyorlar. En fazla acıyı çekerek üstelik… İnsanlık ölüyor…

Geceyi seviyorum.

Çünkü karanlık çöküyor. Sessizlik komutayı ele alıyor. Bütün maskeler komodinin üzerine bırakılıyor ve her şey yolundaymış gibi yapabiliyorsun.

Yorumlar