[Hediye Kitap] Bir Kitap: İnsan İnsandan Beslenir - Voscreen


Bu bir kitap incelemesinden çok bir projeye övgü olacak aslında. Voscreen firması tarafından geçtiğimiz günlerde bana gönderilmişti bu kitap. Gerek bu fikre gerek projenin diğer detaylarına hayran kaldım. Çünkülerime geçmeden önce Voscreen den biraz bahsedelim. Bilenleriniz vardır aslında voscreen bir web sitesi, bir uygulama… Yerli yabancı birçok dizi ve film kesitleri kullanılarak eğlenceli bir şekilde İngilizcenizi geliştirmenizi amaçlayan bir uygulama. Kitaba geçmeden önce Voscreen’i halihazırda hiç duymamışsanız ona bir göz atın. Gerçekten keyiflidir…

Şimdi kitaptan bahsedecek olursak, olay şu:

Voscreen firma çalışanları iş tanımlarının bir gereği olarak her iş günü 30 dakika kitap okuyorlarmış. Şimdi kıskanılası durum bir: çalıştığınız yer size kitap okuyun diye mesai saatlerine dahil 30 dakika veriyor. Bu çok güzel bir uygulama. Örnek olması, yayılması dileğiyle diyelim.

Sonra Vocreen ekip üyeleri kendi seçtikleri ve okudukları bu kitaplardan her hafta en 4 alıntı yapıyorlarmış. Bu alıntılar bir havuzda toplanıyormuş ve sonuç, şu an elimdeki kitap oluyor. 2016 yılı boyunca havuzda biriktirilen bu alıntılar bir araya getirilerek bu elimizdeki kitap ortaya çıkmış. Okuyan insanların seçtikleri paragraflar, cümleler var bu kitapta. O yüzden muhakkak beğeneceğiniz birkaç satır okuyacaksınız. Hatta daha önce okuyup beğendiğiniz cümlelerle yeniden karşılaşabilirsiniz bu kitapta. Çok iyi düşünülmüş. Ayrıca önceki videolarımdan birinde bahsetmiştim. Eskiden okuduğumuz kitaplardan alıntıladığım yerleri yazdığım bir defter tutardım diye. Bu proje o zamanlar yapmaya çalıştığım fikrin kolektif bir çalışmayla kayda geçirilmiş ve kitaplaştırılmış hali gibi. Bu yüzden de bu projeyi ekstra sevdim.

Ama güzel yanlar henüz bitmedi. Voscreen ve Kerasus Kitap işbirliğiyle ortaya çıkarılan bu kitabın satışından elde edilecek tüm gelirler Türkiye İşitme Engelliler Derneğine bağışlanacakmış. Kitabın son sayfasına Türkiye İşitme Engelliler Derneği’nin proje hakkında bildirisine de yer verilmiş.

Tüm bu saydığım güzel şeyler bu projeyi muazzam bir çalışma haline getiriyor. Sizlerde bu kitabı alarak, okuyarak, paylaşarak bu projeye destek olabilirsiniz.

Bende aranızdan 3 kişiye İnsan İnsandan Beslenir 2016 kitabını hediye edeceğim. Katılım için yapmanız gereken tek şey açıklamaya linkini bırakacağım instagram hesabından bana mesaj atarak katılmak istediğinizi bildirmek. Son katılım tarihi 15.07.2017’ de saat 15:17. Kazanları 16 Temmuz Pazar günü instagramdan duyuracağım.


Yeni Bir Keşif: Biz Point
Günümüzde insanlara ulaşmak ve aynı zamanda insanların size ulaşabilmesi en kolay internet ile mümkün. Bunu biliyoruz öyle değil mi?

Bu internet ortamını aktif kullanarak işleri kolaylaştırmayı sağlayan girişimleri önemli buluyorum ve bu girişimleri takip etmeyi, hatta ihtiyaçlarım için bu tarz projelerden yararlanmayı seviyorum. BizPoint bu girişimlerden biri…

B2B modeliyle şekillenen bu platform ihtiyaç duyduğunuz herhangi bir iş için, o işi yapan profesyonel firmalara ulaşmanıza kolaylık sağlıyor. İhtiyaç duyduğunuz iş derken, aslında çok geniş bir kapsamdan bahsediyorum.



Diğer taraftan bakacak olursak, bir firmanız varsa bu platform üzerinde firmanıza ait bir profil oluşturarak sizin sağladığınız hizmetlere ulaşmak isteyecek daha fazla potansiyel müşteriye ulaşma fırsatı yakalayabiliyorsunuz. Elbette bir firma olarak deneme fırsatı bulamadım fakat yaptığım araştırmalara göre BizPoint web sitesi üzerinden yapabileceğiniz birçok şey var.

İlk olarak bir profil oluşturarak sisteme kaydolduğunuzu varsayalım. Sistem üzerinden artık daha fazla insan sizi fark ederken, müşterilerinizle anlık iletişim kurabileceksiniz. Ürün satışı yapıyorsanız ürünlerinizi, hizmetler sunuyorsanız hizmetlerinizi bu platform üzerinden potansiyel müşterilerinize sunabileceksiniz. Bu platform bir anlamda sizin vitrininiz olacak.

Üstelik sadece Türkiye sınırları içerisindeki değil yurt dışında da birçok müşteriye ulaşma şansınız olacak. Firmanızı ülke sınırları dışına taşıma fırsatı yakalıyorsunuz.

Sadece müşteri odaklı da düşünmemek lazım aslında. Firma olarak bir başka firmayla iş yapmanız gerekiyor illa ki… B2B modeli burada devreye giriyor ve firmalar arası iletişim ve iş ilişkisi kurulması da sistem sayesinde kolaylık kazanıyor.

BizPoint sayesinde bir firma interneti daha etkin kullanmış ve daha fazla görünür hale gelmiş olabilir bence. Gerek iş ilişkisi kurulacak firmalara gerek müşterilere ulaşmak daha kolay olacaktır bu şekilde.

Ama tabi ki beni en çok ilgilendiren kısım bireysel bir kullanıcı olduğum için yani bir müşteri olduğum için daha çok bireysel kullanım oluyor. Bu nedenle şunu da söylemek gerekir, sisteme bireysel olarak kaydolup ihtiyaç duyduğunuz konularda firmalara bireysel olarak da ulaşabiliyorsunuz. Hangi konuda desteğe ihtiyacınız varsa o işi yapacak profesyonel firmaları listeleyebilir ve aralarından seçiminiz yapabilirsiniz.

Denemekte yarar gördüğüm girişimlerden biri oldu bu. Bilin istedim. BizPoint'in dijital dönüşümüne bir göz atın sizde…
İngilizce Seviyenizi Biliyor musunuz?
İngilizce seviyenizi biliyor musunuz?

Baştan hatırlatmak zorundayım, 'ben anlıyorum ama konuşamıyorum yaa' genel kabul görmüş ingilizce seviyeleri arasından sayılmıyor. Kesin bilgi. Kendimden biliyorum...

Yine kendi tecrübelerimden dolayı bildiğimi saydığım bir şey daha var. İngilizce öğrenmeye çalışan her insanın ilk adımı genelde ilerleyen aşamalarda düşünülmesi ve atılması gereken fakat başlangıçta kesinlikle atılmaması gereken adımlar oluyor.

Misal, ingilizce öğrenmek istiyorsunuz ki bu sizin istiyor olmanızdan da bağımsız, günümüz şartları itibariyle zorunlu bir durum. Gerek sosyal yaşantınız gerek kariyeriniz açısından kesinlikle ingilizce ve hatta yanında başka diller de konuşabiliyor olmanız gerekiyor. Yabancı dil bir ihtiyaç, bu kabul görmüş bir gerçek. İşte, siz bu gerçeği kabullenip, öğrenmek ve kendinizi geliştirmek istiyorsunuz. Konuşmak istiyorsunuz. 'Anlıyorum ama konuşamıyorum yaa' ünlemini bir kenara bırakıp, arkadaş ortamlarında 'İngilizce mi? Biliyor muyum? Yes I do yani...' ünlemlerine geçiş yapabilmeniz gerekiyor. Bu noktada yaptığınız ilk şey genel olarak arama motorunu ziyaret edip, arama çubuğuna ingilizce nasıl öğrenilir cümlesini yazıyorsunuz. Şimdi bu yanlış değil tabi ki fakat oradan ulaşacağınız öneriler size uygun olacak mı? Siz nasıl bir yol izlemelisiniz? Hangi kaynaklara ya da hangi kursa başvurmalısınız?

İşte bu soruların cevabını verebilmek için ingilizce seviyenizi biliyor olmanız gerekiyor. Seviyenizi biliyor olmalısınız ki kendinize uygun çözümler üretebilesiniz. Peki ingilizce seviyenizi nasıl öğreneceksiniz?

Bu noktada Wall Street Engilsh devreye giriyor. WSE size ingilizce seviyenizi ücretsiz olarak belirlemenize yardımcı olacak bir deneme sınavı hazırlamış sizin için. Yapmanız gereken tek şey kaydınızı oluşturup, deneme sınavına başlamak ve wse ingilizce seviyeni test et hizmetinden yararlanmak. Bu kadar basit. İngilizce seviyenizi öğrendikten sonra nereden başlayacağınızı daha iyi bileceksiniz.

Peki Wall Street English'deki ingilizce seviyeleri nelermiş? Birde onlara göz atalım...

WSE'de 6 farklı seviye grubu var. Bunlar başlangıç seviyesinden ileri seviyelere doğru, Survival, Waystage, Upper Waystage, Thresold, Milestone ve Mastery olarak sıralanmakta.Ve her grup kendi içerisinde üç seviyeye ayrılmakta.

Ayrıca Waystage, Upper Waystage ve Thresold seviye grupları daha çok ingilicenin profesyonel hayatta kullanımına odaklanan üç adet PRO seviyesini de içeriyormuş. Aşağıdaki görsele bir göz atabilirsiniz.



Uzun lafın kısası, ingilizce öğrenin ama ingilizce öğrenmenin ilk adımının kendi seviyenizi tespit etmek olduğunu da bilin ve bunun için WSE'nin ücretsiz seviye tespit sınavından yararlanın.

Budur mesele...
Bumerang - Yazarkafe