Bir Kitap: Yolcu | John Twelve Hawks


Hikayeye girmeden önce biraz teknik kısımlardan bahsedelim. 2011 yılında Doğan Kitap tarafından 1. Baskısı yapılmış. Sıla Okur çevirisiyle yayımlanan Yolcu, 378 sayfalık bir kitap. Yazarı ise John Twelve Hawks. Doğan kitabın sitesinde okuduğuma göre (fakat bu bilgi güncel olmayabilir. Sonuçta 2011 yılında girilmiş bir bilgi ve artık geçerliliği olmayabilir ama) bu bilgiye göre yazarın ismi gerçek ismi değil, bir takma isim bu. Yazarın editörü dahi kendisiyle yüzyüze görüşmemiş. Röportaj vesaire yapması gerektiğinde bunu e-mail aracılığıyla yapıyormuş. Televizyonu falanda yokmuş. Sistemin tamamen dışında kalmaya çalışan biriymiş. Tıpkı kitaptaki soytarılar gibi… Soytarılara da birazdan değinicem…

Biraz kitabın konusundan bahsedecek olursam. Öncelikle kitapta bizim gibi normal insanların dışında, Yolcular, Soytarılar ve Tabula ya da diğer adları Biraderler olan bir grup var. Hani hep dünyayı yöneten aileler olduğu söylenir. Birçoğunuz bu tarz bilgileri bir şekilde duymuşsunuzdur. Aslında bu kitaptaki Tabula yani Biraderler bir anlamda o aileleri temsil ediyor gibi… Bir ülke değil, tüm dünyayı kontrol altında tutmaya çalışan bir grup… Her yere elleri uzanan bir grup bunlar. Tabulanın yegane amacı tüm insanları kontrol altında tutmak olduğu için hiçbir inşan kendisinden bağımsız olarak hareket etsin istemiyorlar. Tüm kameralar, bütün ATM’ler, her şey onların kontrolünde. İnsanlar farkında olmadan her saniye izleniyorlar aslında. İnsanlar hep bu düzenin içinde kalsın istiyorlar falan…

Diğer bir grup ise Yolcular. Doğuştan başka alemlere geçme yetenekleri olan insanlar. Bana göre, benim şahsi düşünceme göre bunlar aslında Peygamberler, Ermiş kişiler, Bilim adamları , Aydınlar falan olabilir. İnsanların birşeylerin farkına varmasına, gözlerinin açılmasına, gerçeği görmesine neden olan, dolayısıyla Tabula’nın karşısında mücadele eden insanlar… Bu sebepten dolayı da Tabula yüzyıllardan beri Yolcuları aramakta ve infaz etmektedir. Ve tüm yolcuların yok edildiği sanılmaktadır.

Diğer yandan Soytarılar var. Ki kitapla ilgili eleştireceğim bir konu mesela bu ad olabilir. Soytarı adı bence gerek kitabın ruhuna gerek bu karakterlere çok yakışmamış. Daha yakışıklı bir isim takılabilirmiş. Her neyse soytarılarda Yolcuları, Tabuladan korumaya yemin etmiş olan, hayatlarının sonuna kadar bu uğurda mücadele eden savaşma ve tabiki öldürme konusunda çok iyi eğitim almış kişiler. Yolculara gerekirse onlarla birlikte ölecek kadar bağlılar.

Şimdi bu tanıtımı yaptıktan sonra kitabın konusu şöyle. Maya adında normal bir insan gibi yaşamak için geçmişinden kaçmaya çalışan bir soytarımız var. Fakat geçmişten kaçmak her zaman hele ki böyle bir geçmiş söz konusuysa mümkün olmuyor ve bir anda kendini gelişen olayların ortasında buluyor. Büyük olaysa şu: Az önce tüm yolcuların yok edildiğini söylemiştim. Ama hala hayatta iki yolcu kalmış olabileceği ihtimali çıkıyor ortaya. O halde o yolcuların korunması gerekiyor. Peki kim koruyacak tabi ki Maya…

Fakat bu defa bir farklılık var. Tabula bu defa bu yolculara ulaşıp onları öldürmek değil, başka alemlere geçebilme yeteneklerini keşfetmek için onları araştırmak, onları kullanmak istiyor. Bu yüzden öldürmenin değil, onları yakalamanın derdine düşüyorlar. Bu kitapta Tabula, Yolcular ve Soytarılar arasındaki aksiyonu bir an olsun düşmeyen mücadeleyi okudum. 

Kitap hakkında şunları söyleyebilirim ki: kesinlikle popüler olmaya, elden ele dolaşmaya, okunmaya layık bir kitap. Tabir i caizse patlamamış, gözden kaçmış. Son zamanlarda elimden düşüremeden, bir solukta okuduğum kitaplardan biri bu oldu. Ve ben genelde bir sonraki sayfayı merakla çevireceğim, o aksiyonun, hızın kesilmediği kitapları okumayı severim. Bu kitap bu anlamda çok doyurucu bir kitaptı. Daha ilk sayfadan başlayan aksiyon kitabın sonuna kadar devam ediyor. Hani bazen bir polisiye bir gerilim bile okuyor olsanız bazı yerlerde durağanlaşabilir, bazı yerleri sıkıcı olabilir. Bu kitapta bana bu hiç olmadı. Baştan sona kadar sürükleyiciydi. O yüzden elinizde varsa ama henüz okumadıysanız ya da bir sahafta falan rastlarsanız muhakkak edinin ve okuyun derim. Elbette bu göreceli bir durum, herkes aynı şeyi beğenmeyebilir ama bu kitabı bence beğenirsiniz.

Tüm bunları söyleyip, ballandıra ballandıra anlattıktan sonra kötü haber, başta da söylediğim gibi satışı şu anda yok. O yüzden bu bir duyuru olsun aynı zamanda. Olurda bir sahafta yada bir internet sitesinde falan serinin diğer kitapları olan Tabula ve Altın Kenti görürseniz bana bir haber verin lütfen. Çünkü ilk kitabın etkisi hala tazeyken devamını da okumak istiyorum.


3 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Bir izleyicim sayesinde nadirkitap.com'da buldum. Sipariş verdim :)

      Sil
  2. heey hepsini okusana dinleyeliim :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.