Bir Kitap: Sultanı Öldürmek


Ülkemizin en önemli yazarlarından biri olan Ahmet Ümit’in 2012 yılında yayımlanan; aşk ve tarih ile harmanlanmış bir cinayete tanık olduğumuz romanı.

Farklı türlerde eserleri olan yazarımız, özellikle polisiye romanlarıyla adını edebiyat tarihimize büyük harflerle yazdırmış bir isim… Hatta 1996 yılında yayımlanan Sis ve Gece romanı Yunanistan’da yayımlanarak yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye romanı olmuş. Ayrıca bugüne kadar birçok eserinin uyarlaması dizi, film ya da radyo tiyatrosu olarak karşımıza çıkmıştır.

Şahane bir aşk, çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir… Yıllarca aşık olduğu kadını bekleyen baş kahramanımız, tarih profesörü Müştak Serzahin’in etrafında gerçekleşen cinayetlerin konu edindiği bu romanı, aslında romanın girişinde ki uzun cümle özetlemeye yetiyor.

"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yapardınız?"

Kendisini 21 yıl önce terk etmesine ve bir başkasıyla evlenmesine rağmen, hala unutamadığı eski sevgilisinin Türkiye’ye dönmesi ve eski sevgilisinin evine gittiğinde onu boğazından, sapında Fatih Sultan Mehmed Han’ın tuğrası bulunan bir hançerle hançerlenmiş olarak bulması sonucu, karanlık bir boşluğa düşen, Psikolojik Füg hastalığından mustarip Tarih Profesörü Müştak Serzahin’in olayın sonrasında hiçbir şeyi hatırlamaması sonucunda yaşadıklarına ve bir yandan da cinayetin çözümüne konuk olduğumuz sürükleyici bir polisiye roman…

Eski sevgili yani bir diğer Tarih Profesörü Nüzhet Hanım’ın son akademik çalışması Osmanlı Padişahlarında baba katilliği konusunu ele almaktadır. Bu çalışma, bunu hazmedemeyen, Osmanlı tutkunları tarafından büyük tepki toplamıştır. Kitabın sayfalarını birbiri ardına çevirirken, bu cinayetin bir aşk cinayeti mi yoksa, söz konusu akademik çalışmanın bir neticesi mi olduğunu araştırıyoruz.

Ahmet Ümit, kalemi tartışılmaz bir yazar ve bu roman da okunması gereken romanlardan. Bu romanın en sevdiğim yanı, polisiyeden çok tarihi bir roman olarak görebilmemize rağmen bu kadar güzel okunmasıydı. Tarih okumak, herkesin harcı değildir. Kimi insan tarihe karşı özel olarak bir ilgi beslerken çoğunluk bundan sıkılır. Ama öyle sanıyorum ki İstanbul’un fethi hiç bu kadar güzel anlatılmamıştır. İstanbul’un fethine, bu fetihler sırasında sadece Fatih’in, Osmanlı’nın ya da diğer askerlerin değil, Karşı taraftaki konstantinapolis’lilerin de neler yaşadığı, neler hissettiği çok güzel bir şekilde yansıtılmış. Tarihi bilgileri o kadar güzel bir şekilde aktarıyor ki kitap, ben romanı bitirdikten sonra İstanbul’un Fethiyle ilgili kitaplar araştırmaya başlamıştım.

Velhasıl, Ahmet Ümit’ten güzel ve tavsiye edilecek bir kitap, Sultanı Öldürmek…

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.