Sadece Yalnızım [Video]


Son günler de yaşadıklarımın bir şaka olmasını elbette çok isterdim. Ya da bir rüya olsaydı, çok daha iyi hissedebilirdim kendimi. Evet, bu iyi olurdu. Tüm bu olanlar, odamdaki en sevdiğim mekan olan, kitaplıkların arasına yerleştirdiğim o eski koltuğun içine gömülmüş bir halde, müziğin geçici de olsa beni hayattan uzaklaştırmasına izin verdiğim bir anda, zihnimin bana oynadığı bir oyun, bir düş olsa. Sonra uyansam. Kendime gelmek için yüzüme çarptığım buz gibi su akıp giderken beraberinde götürse bu dünyevi sıkıntılarımı… Ama bu bir düş ürünü değil. Hepsi gerçek. İnsan rüyasında hüzün, bu kadar iliklere kadar işlemez öyle değil mi? Canı bu kadar çok yanmaz. Hüngür hüngür ağlama arzusu ve ağlayamama tezadından ötürü, boğazı bu kadar sızlamaz. Canım sızlıyor adeta… İnandığım, daha doğrusu kendimi inandırmaya çalıştığım ve bu inancın bir meyvesi olarak yalnızlığın asil olduğuyla ilgili kurduğum cümlelerimin de bir hükmü kalmadı artık. Çünkü artık, yalnızlık asil bir durum olduğu için yalnız değilim ben; sadece yalnızım. Yalnızlığıma nokta koyacak insan bu kadar yakın ama bir o kadar da uzak olduğu için yalnızım. Gerçek aşk, hayatıma bir imkansızlık suretinde girdiği için yalnızım. Arkadaş olarak göremediğim birine aşık olamayacak kadar ince düşünebilen ama arkadaş olarak gördüğü kişiye de asla farklı gözle bakamama gururuna sahip bir aptal olduğum için yalnızım. Bu gece Beşiktaş sahili bana inat tıklım tıklım yine. Bense yine kendi kendimle dertleşmekle meşgulüm. Bazen insan çözümü olmayan, hüznü kabullenmekten başka alınacak radikal bir karar yokmuş gibi hissettiği anlar yaşar. Şu an yaşadığım o anlardan biri işte…



2 yorum:

  1. Kalabalıklar içinde ne cok yalniziz...Canım sizlayarak okudum ve izledim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyleyiz değil mi?
      Huzurlu olsun en azından, insanı bir paçasından tutup çeker gibi aşağılara çekmesindense; huzur bulacağı yalnızlıklarda lazım, ihtiyaç ve dahi şart...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.