İki Bin On Altı
Dün gece bir haber bülteninde izledim, Türkiye en mutsuz ülkeler sıralamasında sonlardayken, umut konusunda daha istikrarlı bir duruş sergiliyormuş. Bu halk genel olarak mutsuz ama umutlu. Umudu elden bırakmıyor. Umut fakirin ekmeğidir atasözünü belki de bu yüzden bu millet bu kadar benimsedi.

Bu güzel bir şey. Umut etmek güzel bir şey. Aksi takdirde her şey çok daha kötü olabilirdi. İnsanın yaşamı borsa gibi inişler ve çıkışlarla dolu neticede. Yüksekteyken sıkıntı yok ama kimi zaman öyle diplere düşer ki insan; öyle karanlıkların içine gömülür ki nefes alamaz, yaşıyor olmak haz vermez, sıkılır. O dibe vurduğu anlarda yaşama tutunabilmesi için umut şarttır. Umut olmazsa olmazdır.

Bu sebeple ikibinonbeşin kapanış işlemlerini yapıp, kar kalemine bir çizgi çekip, zarar heybemizi yüklenerek kendimizi ikibinonaltıya devrederken; gelecek olan yeni yıldan hiç bir şey dilemiyorum. Çünkü ikibinonbeşten, ondörtten, onüçten ve dahi diğerlerinden dilenenlerin kaçı gerçekleşti ki? İkibinonbeş ne getirmiş ki ikibinonaltı ne getirecekmiş?

Tüm bunlar doğrultusunda bence yeni yıldan ya da yıldan bağımsız olarak genel olarak hayattan talep edilecek tek şey umut. Umarım hangi yeni yıla erersek erelim umut edebilme yeteneğimizi kaybetmeyiz.

İhtiyacımız olan en temel şey o.
Umut.

Bu şartla ikibinonaltı hoş gelebilir.
Benim için problem yok.
Bir Kitap: Baharda Yine Geliriz

Hiç okumadığım fakat okumak istediğim yazarlardan biriydi Barış Bıçakçı...

İlk karşılaşmamızı Baharda Yine Bekleriz kitabıyla yaptık. Çok duru, sade bir kitap. Öykü sevenlerin sevebileceği türden. Bende sevdim ama belki de Barış Bıçakçı okumaya başlamak için seçilebilecek ilk kitap bu olmayabilirdi diye düşünüyorum.

Hangi kitabını okumalıyım?

Kitaptan Alıntılar

Kendi içini göremeyen orada ne rezil şeyler olduğunu bilmeyen, kendi içinden çıkamaz.

İnsanın geçmişi peşinden uysal bir köpek gibi gelse, tamam! Ama biz insanların zamanla tedirgin bir kediye dönüşme olasılığı da var. Sırtı kabarık, durmadan arkasına bakan bir kedi.

Manav, elmalı tarttıktan sonra yıkayıp bize uzatmıştı. Tam mevsimiydi. Sokaklarda dolaşıyorduk. O da bana aşık mı, bilmiyordum.

Bir kitap yazmak istediğimi söylemiştim. İçinde öyle bir cümle olsun istiyorum ki, kitabı okuyan biri o cümleye geldiğinde kitabı birden kapatıp sımsıkı göğsüne bastırsın.

Güzel bir kitap okumak ve ömrümün geri kalanını o kitabı okuduğum yerde geçirmek istiyorum demişti o. Sonra da bana dönüp sormuştu: insan güzel bir kitap okuduğu yerden nasıl ayrılabilir?

"Kendimi pek iyi hissetmiyorum. Bana bir şey olursa... Akşam iş dönüşü eve girer bakarsın," diyerek uzattığı anahtarları alırsam ona gerçekten bir şey olacakmış gibi geldi, bu yüzden almadım. Bir elim kapı kolundaydı, diğeriyle çantamı tutuyordum. Anahtarları almamak için iki geçerli neden. Üçüncü bir elim olsun istemiştim o an. Böylece üç nedenim olacaktı onu reddetmek için. Ama yaşlı dostum çok kararlıydı. Şaşırtıcı bir çeviklikle paltomun cebine bırakıvermişti anahtarları birden.
Sonra akşama kadar ikimiz de doğudan gelecek Ruslardan korkar gibi korkmuştuk ölümden.


no image
155 apart daireli The House Residence ve 51 odalı The House Hotel, 2016 yaz döneminde Bomonti’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. 
Yenigün İnşaat yatırımı, The House Collection markası ve FYP’nin dizayn, marka ve konsept planlaması ile Bomonti’de hayat bulan The House Residence’da ince işler hızlı bir şekilde devam ediyor. Özel dizayn tasarımları ile hazırlanan örnek daireler, bugünden The House Residence tasarım anlayışını ve Bomonti’deki yaşamı keşfetmeniz için sizi bekliyor…
Modern yaşam, sanat ve dizayn ile zenginleşen The House Residence’ta yaşam stüdyo, 1+1 ve 2+1 dairelerde çok özel ödeme planları ile yatırım fiyatı 230 Bin Dolar’dan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Dairelerin yatırım planlama ve uzun/kısa dönem kiralama hizmetlerini ise daha ilk günden FYP sizin için yapıyor… 
Dinamik, sosyalleşmeye açık ve konforlu bir yaşamın kodlarıyla şekillenen The House Residence Bomonti’de, 1+0’dan 2+1 ve penthouse’lara kadar 44 m2 ile 199 m2 arasında değişen, özel tasarıma sahip 155 adet apart daire seçenekleri sunuluyor. Yaşama renk katan detaylar ise projenin lounge, dining room, spor kulübü, club ofisi, kafeleri, peyzaj alanları ve teras gibi alanlarında odaklanmış durumda. Yaşamı ortak alanlara taşıyan The House Residence, servis zenginliğini ve kalitesini aynı binada bulunan 51 odalı The House Hotel’den alacak.
The House Residence’da dairenin yatırım planlaması daha ilk günden senin adına yapılıyor, detaylar seni yormuyor. Bütün dairelerin kısa, uzun dönem kiralama hizmetleri The House Residence yönetimi ve FYP tarafından, uluslararası zincirlerin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. The House Residence, her detayı özenle planlamaya dayanan modern tasarım anlayışını evinize de taşıyor. Dilerseniz tüm yaşam alanlarınızı sizin seçimlerinizle güzelleştiriyor. Taşınmaya hazır, zevkle döşenmiş, titizlikle hazırlanmış bir otele gelir gibi bavulunuzu alın, gelin ve yaşamaya başlayın.
Bomonti’ye tasarım dokununca
Piramit Mimarlık Turgut Toydemir tarafından projelendirilen The House Residence’ın yaşam konsepti ve iç mimari planlaması FYP Proje Geliştirme’den Tony Phillipson’ın İngiliz Conran  + Partners ile gerçekleştirdiği özel işbirliğiyle hayat buldu. Peyzaj ve cevre düzenlemesinde ise Hyland Edgar Driver imzası var. Geleneksel ve modern endüstriyel alanların yansımaları, modern mimari ve yaşam tarzı kodlarını harmanlayan tasarım New York Soho, Londra Covent Garden ve Paris L’es Halles gibi örneklerle de organik bağa sahip. Ortaya çıkan sonuç ise, ana yaklaşım olarak modern mimari, life style konsept ile geleneksel ve modern endüstriyel tasarımı birleştiren yepyeni bir konsept.
7/24 hayat, hizmet, mutluluk
The House Residence Bomonti, The House Hotel, The Residence Lounge, The Dining Room, The Cafe, The Club Fitness, The Club Office, The Garden Terrace ve The Services gibi mekan ve hizmetleri aynı binada, aynı çatı altında bir araya getiriyor. The House Residence’da kişiye özel servisler, Bomonti’nin ilk dizayn oteli The House Hotel işletmesi ile sunuluyor. The Services olarak tanımlanan sınırsız hizmetler ile, iki farklı noktada 2 farklı resepsiyon ve özel asistan, housekeeeping, vale, teknik servis, güvenlik ve ev sahibi kullanımına hazır laundry alanı, apart daire sahiplerine ev ortamında da otel konforu sunmayı hedefliyor.
Evler sakin, ortak alanlar yaşamla dolu
Konut, hotel, sosyal yaşam alanları, spor kulübü ve service ofis alanı ile bir yaşam merkezi olarak hayata geçen The House Residence, eğlence, yaşam, iş ve spor keyfini birlikte sunuyor. 2016 yazında tüm sosyal alanları ile hayata geçecek olan The House Residence sakinleri The Dining Room’da dilerlerse hazırladıkları yemeklerle dilerlerse özel asistanın yardımıyla davetlerini verebilecekler. Sabah 7:00 – gece 24:00 saatleri arasında kişiye özel hizmet veren The Residence Lounge, size özel bir mekan olarak tasarlandı. The Club Fitness sağlıklı bir yaşam sunarken, giriş terasında yer alan The Cafe’ler de ise Nişantaşı, Galata ve Karaköy’ün gözde mekanlarını sizlerle buluşturacak.
Daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bumerang - Yazarkafe