Büyüdükçe hayal kırıklığı koleksiyonunu artırma yeteneğini doğuştan edinmiş bir canlı insan. Ekstra çabaya gerek yok... Yaşıyor olmak kafi.

Meğer Yunus Özyavuz'un dediği gibi 'sıkıntı sıktığın zaman patlayan sivilce' değilmş...
Daha sinir bozucu, daha engellenemez ve yaşanılması pekte kaçınılmaz bir şeymiş.

Bir de Nana büyümeyi şöyle tanımlamış.

"Büyümek: Tehlikeyi önceden sezebilme yetisi kazandıran paranoyaklık, güven kaybı...."

Buradan çıkarılacak sonuca göre sıkıntıya sebep olan esas durum bizzat büyümenin kendisi de olabilir. Birbiri üstüne eklenen artı birlerin yaradığı iş, hayatımıza kattığı etki bu mu yani?

I don't know.

Bu böyle olacak gibi değil, bu böyle olmayacak hatta. Aynanın karşısında ki yerimi alıp, o aptal surete Action diye haykırmaya gidiyorum şimdi.

Bekleyin...