O

Görsel: flickr.com
Gözlerini kapattı. Öfkeden patlayacak gibiydi. Öfkeden ölecek… Öfke… Öfkeli miydi? Aslında utanıyordu daha çok. Herkesten önce kendine kızıyordu. Hışımla atıyordu minicik kalbi. Hazin bir melodramın ortasında gibi… Ama dinlemek istemiyordu bunu. Elini kaldırdı ve bana dokunma dedi. Aşıktı… Ona kimse dokunmadı…

Aslında o, gölgelerin asla konuşamayacağını biliyordu. Aynada beliren o geveze aksi bile onu hiçbir zaman anlamayacaktı. Bunu da biliyordu. Rüyaların bir anlamı olmalı derdi hep… Ama bir anlam aramazdı. Fallarında hep o çıksın istediği için kahve içmiyordu. Papatyalarda ki tüm yapraklara kızgındı. Çünkü hep bir ihtimal vardı. İhtimaller… Yumruklarını sıktı ve tüm gücüyle salladı içinde ki kasvetin üzerine. Fakat hükümsüzdü yumrukları, hiçbir işe yaramadı.

Birçok şey biliyordu da, kurduğu onca hayalin asla gerçek olmayacağını reddediyordu. İnanılır gibi değil derdi hep, hayallerin asla yaşanmayacak olmasına… Gözlerinden düşen yağmurla suratını boyayan rimele aldırmadı. Başını kaldırıp göz bebeklerine baktı kuruntularının. Lütfen dedi, lütfen beni rahat bırakın… Ve kaldı…

Ne kadar çok sorun vardı böyle. Ne kadar çok acı çekiyordu. Ne kadar çok hata yapmıştı. Aklından neler geçiyordu. Onlar diyordu, onlar istemeyecek, onlar sevmeyecek beni hiç, onlar kötü konuşacaklar… Cesur değildi. Çekiniyordu. Güçsüz sanıyordu kendini. Ve dahi beceriksiz… Mutlu olmaya hakkı yokmuş gibi, içinde ki çocuğu kamçılıyordu inatla. Öldürüyordu onu… Oysa bilmiyordu. Oysa diyebilseydi bir kez olsun değişecekti her şey… Seviyorum demeyi öğrenememişti. Kayıtsız şartsız aşka sığınamıyordu. İnanmıyordu sevginin kutsallığına. Ya da korkuyordu belki. Ve eline yüzüne bulaştırıyordu her şeyi bu yüzden…

Dizlerinin üzerine çöktü. Göz çukurlarında bir okyanus! Sus artık dedi yalnızlığına… Ve geceydi. Sessiz ve yalnız… Neden dedi hayat çok acımasız? Ve kader… Karanlığın içinden sırıtıyordu. Kader pis. Kader düşüncesiz. Kader kötü…

İçinden neler geçiyordu kim bilecek…

O sadece sustu.

Sadece.

O.



bu metin bu şartlar altında ölemem adlı e-kitabında yer almıştır



6 yorum:

  1. Kendimizden çok onları düşünüyoruz.. onlar ne düşünüyor diye düşünüyoruz.. hep düşündüğümüzle kalıyoruz bu yüzden..
    :)
    Güzeldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. birazda kendimizi düşünmenin zamanı gelmeli ama... :)

      Sil
  2. Bir de ümidini öldürebilse, sorun çözülecekti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte sorun bu
      çözüm de bu

      hep bir karmaşa...

      Sil
  3. Bazen Seni Seviyorum demekte kurtarmıyor Erdi. Bunu güçsüzlük olarak görüyorlar, oysa sevdiğini söyleyebilmek Özgürlüktür.
    Çok sevdim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın Aslı bazen o da kurtarmıyor...
      haya çok acımasız :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.