Ya Yaşayacak Bir Yarın Daha Yoksa

İnsan!

Sen ne kadar acizsin. Ne kadar saçma sapansın. Ne kadar kötüsün. Ne kadar umursamazsın. Sen ne yapıyorsun böyle? Bugün yapman gereken her şeyi yarınlara ertelemekten neden vazgeçmiyorsun inatla? En yakın arkadaşını üzmüş olabilirsin. Sevdiğin kıza bir türlü açılamamış olabilirsin. Adım atman gereken bir sürü fırsat seni bekliyor olabilir. Ama sen af dilemeyi de, adım atmayı da, itiraf etmeyi ve hatta sevmeyi de hep yarınlara erteliyorsun. Yeni doğacak günün doğacağından eminmiş gibi… Ya yaşayacak bir yarın daha yoksa? Bunu neden hiç düşünmüyorsun. İnsan… Mütemadiyen aptalsın…

Hayatta en değerli şey, şu an sahip olduklarındır. Kaybedene kadar anlamıyorsun sadece. Aç gözünü artık! Bırak artık şu sorumsuzluğu… Doğacağından emin olmadığın bir güne ertelemekten vazgeç hayatını. Meçhul yarınlara güvenme saçmalığından kurtul. Ve kırdığın, kalbini alman gereken, özür dileyip affını isteyeceğin birileri varsa; yapman gereken ne varsa; yarın hayatta olacağından ya da yarın geç kalmış olmayacağından emin olmadan yarına erteleme…

Yapman gereken her ne varsa, elinde yalnızca bugün var. Bugününe sığdırmaya çalış eylemlerini. Belki bu son günün bu dünyada… Belki yaşayacak bir yarının daha yok.

Saçmalama daha fazla…



bu metin, bu şartlar altında ölemem adlı e-kitabımda yer almıştır




4 yorum:

  1. Ertelememeyi bile erteliyorum ben. ''Sonra yaparım, bir gün uygularım!'' diye diye geçiyor günler. Oysa o kadar haklısın ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar farkında olursak olalım yine de değişmiyor ki hiçbir şey... Yine erteleyip duruyoruz...

      Sil
  2. ne güzel sölemişsin. düşüncelerimiz seninle hep çok benzeşiyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Yazan birileriyle ortak payda da buluşabilmeyi seviyorum çünkü bu durum beraberinden okunacak güzel şeyler getiriyor... :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.