Bu Şartlar Altında Ölemem


Kabul ediyorum. Canım acırdı. Hem de çok fazla canım acırdı. Sanki her bir hücremde ayrı ayrı bombalar patlatılıyor gibi acırdım. Yıkılırdım. Her seferinde bedenim parçalanıyor gibi, sol yanımdan fışkıran bir ruh göğe, göğü yaracakmışçasına uzanıyor gibi yitirirdim kendimi. Bir şüheda yağmuru altında şehir; karanlık bir şehrin tam ortasında ben... Hani en ücrada kalmış, en karanlık, en kuytu köşede unutulmuş bir ben...

Ölmem. Bu şartlar altında ölemem. Ama ölsem çok daha iyi hissedeceğimi bildiğim anlar yaşayabilirdim. Hayat, o kadar kirli ki... Hala nefes alıyor olmamız bile şaşırtıcı değil mi? İyi şeyler diye adlandırılan her davranış, sonumuzu kazmaktan başka bir işe yaramadı. Galibiyet siyahındı. Kalabalık çevre, popülarite, arkadaşlıklar, dostluklar... Hepsi martaval... Hepsi birer düş ürünü gibi...

Gerçek bu. Gerçek karanlık. Gerçek yalnızlık. Son dostumu da bir anı bohçasında saklayıp zamanın o anında bırakmamın üzerinden epey vakit geçti. Zehir gibiydi. Acıydı. Berbattı. Ama gerçekti. İşin aslı hepsi göze alınmış bedellerdi. Çünkü iyi olmak, iyinin peşinden koşmak varsayılan olarak imkansızdı fakat kötü olmamak için mücadele etmek elden geliyordu. Ve dahi buda bedel gerektiriyordu. Ödedim.

Bundan mütevellit kabul ediyorum. Canım acırdı. Hem de çok fazla canım acırdı. Sanki her bir hücremde ayrı ayrı bombalar patlatıyor gibi acırdım. Yıkılırdım. Eğer olacakları önceden sezmemiş olsaydım, çevremde ki o insanları önceden çözmemiş olsaydım şimdi sızlıyor olabilirdim. Gittikleri için. Artık olmadıkları için. Ama biliyordum. Bu olan şeylerin böyle cereyan edeceğini önceden biliyordum. Şimdi temsili kötü karakter olarak anılıyor olmam sizi yanıltmasın. Tüm bu olanlar kötü olmamak adına seçtiğim yolun getirdiği bedelden başka bir şey değildi. Ön gördüğüm bedelleri ödedim. Öyle ya da böyle bir insanı kaybetmenin hazin olduğunu bildiğim için kaybettim sadece. Hepsi bu.

Fakat yıkılmadım. Fakat ayaktayım. Her şeye rağmen içim rahat. Menfaatlerin, art niyetlerin kol gezdiği bir kalabalığın ortasında yalnız kalmak bir ayrıcalık. Yalnızım ve dahi kafam rahat...

Ve ben bugün ölmem. Bu şartlar altında ölemem.

6 yorum:

  1. Yalnızım ve dahi kafam rahat

    YanıtlaSil
  2. e- kitap okuyamıyorum ben ya , en azından henüz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette basılı kitabın yerini tutmuyor :/

      Sil
  3. merhaba iki blog arkadaşım sizden öyle bahsettiler ki dedim koşup gidip selam vereyim :)
    Deeptone ve Hamiyet Akan. Çok mutlu oluyorum yazar arkadaşları tanıdıkça. Kitaplarınızı listeme yazdım. Memnun oldum. Görüşmek üzere.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz. Kitapları okursanız yorumlarınızıda benimle paylaşın lütfen. :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.