15. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

15. Gün 15. Soru
En sevdiğiniz erkek karakter?

İlk olarak Dan Brown'ın Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Kayıp Sembol ve Cehennem kitaplarının ana karakteri Robert Langdon'u söyleyebilirim. Olayları tarih bilgisiyle ilişkilendirerek, simgelerden sembollerden yola çıkarak sürükleyici bir şekilde çözmesi keyifli bir okuma keyfi sunuyor okuruna. Ayrıca kitabın filme uyarlamasında Robert Langdon'ı Tom Hanks'in canlandırması da oldukça doğru bir karardı. Argo bir tabirle cuk oturmuş derler ya... Cuk oturmuş...


14. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

14. Gün 14. Soru
Filme çevrilen ve tamamen bozulan bir kitap?

 Filme çevrilen her kitap biraz bozulur bence. Çünkü bir kitap okurken kurgunun sınırı tamamen insanın hayal gücüdür. İş filme geldiğindeyse genel olarak çekilen filmler hayal gücünün sınırsızlığıyla yarışamayabiliyor. Ya da filmler de gerek bütçe gerek süre sorunlarından mütevellit kitapta ki olaylara derinlik katan, anlam kazandıran birçok detay kesilebiliyor. Bu da kitabı okuyan bir kişi film izlediğin de tatmin olmamasına neden oluyor.

Mesela, milenyum üçlemesinde olduğu gibi, oldukça güzel üç kitap filme çevrildiğinde bir çok detayı yok olmuştu. Kitabı okumayan biri için film gayet güzel olabilir fakat kitabı okuyan biri için yetersiz kalıyordu.

Bunun gibi işte... 


13. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

13. Gün 13. Soru
En sevdiğiniz yazar?

Dan Brown sanırım ilk sırada geliyor. Dan Brown kitaplarında ki en sevdiğim şey kurgu. Kusursuz ve sürükleyici bir gidişat, ardından beklenmeyen sürpriz bir final... Her kitap, müthiş bir zekanın ürünü.

Yazarın en sevdiğim kitabı da Melekler ve Şeytanlar bu arada...

Melekler ve Şeytanlar ve yazarın diğer kitabı olan Da Vinci'nin Şifresi aynı zaman da sinemaya da aktarılmıştı. Elbette kitap uyarlaması kitap kadar iyi olmaz. Fakat bu iki kitabın filmleri de güzeldi.

Ve son olarak yazarın son kitabı Cehennem'in bir kısmı İstanbul'da geçiyor...



no image
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

11. Gün 11. Soru
Nefret ettiğiniz bir kitap?

Onuncu günü ve soruyu atladım. Bana evi anımsatan bir kitap gelmedi aklıma.

On birinci sorumuz ise nefret ettiğimiz bir kitap?

Aslında nefret ettiğim bir kitap yok. Her kitabı aynı seviyede beğenmiyorum tabi ki... Bazı kitapları okuduktan sonra aradan yıllar bile geçse konuşmaya, anlatmaya, tavsiye etmeye devam ediyorum. Bu o kitapları ne kadar çok sevdiğimi gösteriyor. Bazı kitaplarıysa okuduktan sonra kitaplığı ücra bir rafına koyup bir daha ne elime, ne de dilime almıyorum. Beğenmediğim ve tavsiye de edemeyeceğim için...

Elif Şafak Kağıt Helva kitabı bunlardan biriydi. 
Belki de hiç Elif Şafak okumadığım için bu yanlış bir ilk kitap seçimiydi benim için, o yüzden böyle bir izlenim bırakmıştır bende. Olabilir.




9. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

9. Gün 9. Soru
Sevemeyeceğinizi düşünüp de sonra sevdiğiniz bir kitap?

Migros'un indirim sepetlerinden 5 TL'ye aldığım Robyn Young'un Kardeşlik kitabını bu soruya cevap olarak gösterebilirim. Almış olmak için aldığım ve zoraki okumaya başladığım kitap bittiğin de diğer kitapları ne zaman çevirilecek diye internette gezinmeme sebep olmuştu. Çok beğenerek okumuştum.

16 Haziran 2012'de kitapla ilgili yazdığım yazı bu linkte

.
8. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

8. Gün 8. Soru
En çok abartıldığını düşündüğünüz kitap?

Genel olarak incelemeden, araştırmadan rastgele kitap seçip okuyan biri değilim. Mutlaka özellikle bloglarda ki yorumlara göz atarak ya da direkt bir çok kişi tarafından önerilmiş kitapları seçerek okuduğum için, genel olarak okuduktan sonra pişman olacağım kitap pek olmuyor. Bu yüzden beklentilerimin altında çıkan kitaplar olsa da fazla abartıldığını düşündüğüm kitap okumadım sanırım. 

Zaten abartıldığını hissettiğim kitaplara da pek yanaşmıyorum. Mesela Grinin Elli Tonu'nu ve serinin diğer kitaplarını okumadım ama okumayı da düşünmüyorum çünkü çok fazla abartıldığını düşünüyorum.

Yani bu sorunun somut bir cevabı olamayacak gibi...





no image
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

7. Gün 7. Soru
Sizi güldüren bir kitap?

Gülümseten kitap? Her sayfada kahkahalar atarak okuduğum bir kitap olmuş muydu? Emin değilim. Fakat Murat Menteş kitaplarını hep gülümseyerek okudum. Karakter adlarından, cereyan eden olaylara, olayların gerçekleştiği mekanlara kadar her şeyde gülümseten bir şeyler vardı.


Bunun yanı sıra Emrah Serbes'in Erken Kaybedenler kitabını okurkende yer yer gülümsediğimi hatırlıyorum. Kitap bir çok duyguyu tattırıyordu esasen ama gülümseten yerler de bir hayli fazlaydı.

Mesela:

Ertesi sabah kıraathanenin önünden geçerken babam çağırdı. Boş bir masaya oturttu beni.
"Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?"
"Hangisini?"
"Otomatik yanan, sensörlü lamba."
"Hayır."
"Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece."
Önüme baktım.
"Neden kırdın?"
Cevap yok.
"Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle..."
"Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?"
"Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için."
"Beni görünce yanmıyordu baba."
"Nasıl ya?"
"Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni."
"E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
"Hadi ya! Sahiden mi?"
"Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok."
Babama sarıldım, yıllar sonra.

ya da

Polisler grubu çembere alıp ellerindeki biber gazlarını sıkmaya başlayınca herkesin gözleri doldu. Öne çıktım. "Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok," dedim. "Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."

gibi...

Birde Gülse Birsel'den Yazlık kitabı var.
5. ve 6. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

5-6. Gün 5-6. Soru
Sizi mutlu eden bir kitap?
Sizi mutsuz eden bir kitap?

5. ve 6. günün sorularına tek konuda cevap vermek daha doğru olacak. Çünkü iki sorunun cevabı da aynı kitap. Öncelikle beni mutlu eden bir kitap olarak yayımlanan ilk kitabım olması sebebiyle Pesimisyon - Aşk Yasaklı Kelime diyebilirim. 

Fakat okuduğum kitaplar üzerinden cevap verecek olursam, bu iki sorunun da cevabı aynı kitap; Martin Eden.

Jack London'ın Martin Eden'ini okurken, Eden'in hikayesine hüzünlenmiştim. Bir kurgu olmasına rağmen karakter ve yaşadıkları o kadar gerçeği yansıtıyordu ki bu yer yer üzmüştü beni. Farkında olmadığımız ya da görmemek için çabaladığım gerçekleri elimde ki kitabın satır aralarında okudukça mutsuz olmuştum.

Fakat aynı şekilde okudukça kendime dair parçalara rastladıkça bu hoşuma da gitmişti hiç şüphesiz. Her insan okuduğu kitaptan, izlediği filmden kendine pay çıkartır. Fakat bu kitabı okurken her sayfada her satırda bir şeyler bulmuştum kendimden. Bu yüzden aynı zamanda beni en mutlu eden kitapta buydu.

Bu da iki günün soru ve cevabı olsun.


4. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

4. Gün 4. Soru
En sevdiğiniz serinin en sevdiğiniz kitabı hangisi?

 Milenyum Üçlemesi basit bir polisiye serisi değil. Müthiş bir kurgusu ve öyküsü var. Milenyum Üçlemesinin en güzel kitabı ikinci kitap olan 679 sayfalık Ateşle Oynayan Kızdı bana göre. İlk kitapta yavaş yavaş hareketlenen olaylar, ikinci kitapla daha da büyüyor ve okurunu etkisi altına alıyordu. 

3. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

3. Gün 3. Soru
En sevdiğiniz kitap serisi hangisi?

Hatırladığım kadarıyla Milenyum Üçlemesi en fazla beğenerek okuduğum kitap serisiydi. Stieg Larsson'un Ejderha Dövmeli Kız, Ateşle Oynayan Kız ve Arı Kovanına Çomak Sokan Kız kitaplarından oluşan üçleme, bu sorunun cevabı oluyor.



2. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

2. Gün 2. Soru
Üç defadan fazla okuduğunuz kitap?

Üç defa okuduğum çok kitap yok hatırladığım kadarıyla. Sadece çok eski ve çok beğendiğim 'Langelot Sabotajcıların Peşinde' kitabını üç kez okudum. Şu an kitap elimde olsa, ilk fırsatta tekrar okurdum. Kitapla ilgili detay ve fotoğrafa şu blogda ulaştım.

Bir de iki kez okuduğum Jack London'ın Martin Eden'i ve Richard Bach'ın Martı kitabı var. Özellikle Martin Eden en favori kitaplarımdan bir tanesidir.

Bu da ikinci sorumuzun cevabı olsun...

1. Gün / 30 Günlük Meydan Okuma
Öncelikle neymiş bu 30 Günlük Meydan Okuma diyorsanız şuraya bir bakın...

1. Gün 1. Soru
Geçen sene okuduğunuz en iyi kitap hangisi?

Geçen sene okuduğum kitapları hatırlamak için şöyle bir göz attım kitaplığa. Geçen okuduğum kitaplardan bir çoğunu çok beğendiğimi fark ettim. Aralarında Murat Menteş'in Ruhi Mücerret'i de var, Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek' i de... Robert Langdon'un son macerası Dan Brown'dan Cehennem de... Karar vermek zor ama birini seçmek gerekirse, geçen yıl okuduğum kitaplar arasında en çok beğendiğim 5 yaşında ki bir çocuğun hikayesini yine onun gözenden anlatan Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabı seçerdim. Keyifli ve güzel bir kitaptı.




30 Günlük Meydan Okuma

Uzun zamandır blogda çok aktif değildim. Ama Güven'in blogunda bu etkinliği görünce hoşuma gitti ve bende katılmak istedim.

Bu etkinliğin olayı şu; her güne bir tane olmak üzere 30 sorumuz var. Bu sorular okuduğumuz kitaplarla ilgili. 30 gün boyunca her gün bir soru cevaplıyorsunuz. Bir nevi mim gibi aslında...

Sorular şunlar:

1.Gün -- Geçen sene okuduğunuz en iyi kitap
2. Gün -- 3 defadan fazla okuduğunuz bir kitap
3.Gün -- En sevdiğiniz kitap serisi
4.Gün -- En sevdiğiniz serinin en sevdiğiniz kitabı
5.Gün -- Sizi mutlu eden bir kitap
6.Gün -- Sizi mutsuz eden bir kitap
7.Gün -- Sizi güldüren bir kitap
8.Gün -- En çok abartıldığını düşündüğünüz kitap
9.Gün -- Sevmeyeceğinizi düşünüp de sonunda sevdiğiniz bir kitap
10.Gün -- Size evi anımsatan bir kitap
11.Gün -- Nefret ettiğiniz bir kitap
12.Gün -- Aynı zamanda hem sevdiğiniz hem de nefret ettiğiniz bir kitap
13.Gün -- En sevdiğiniz yazar
14.Gün -- Filme çevrilen ve tamamen bozulan bir kitap
15.Gün -- En sevdiğiniz erkek karakter
16.Gün -- En sevdiğiniz kadın karakter
17.Gün -- En sevdiğiniz kitabın en sevdiğiniz alıntısı
18.Gün -- Sizi hayalkırıklığına uğratan kitap
19.Gün -- Filme dönüştürülmüş en sevdiğiniz kitap
20.Gün -- En sevdiğiniz romantik kitap
21.Gün -- Okuduğunuz ilk roman (hatırladığınız kadarıyla)
22.Gün -- Sizi ağlatan bir kitap
23.Gün -- Uzun zamandır okumak isteyip de bir türlü al(a)madığınız bir kitap
24.Gün -- Daha fazla insanın okumasını istediğiniz bir kitap
25.Gün -- Kendinizi bağdaştırdığınız bir kitap kahramanı
26.Gün -- Sizin bir konudaki düşüncelerinizi değiştiren bir kitap
27.Gün -- En şaşırtıcı/beklenmedik sona sahip kitap
28.Gün -- En sevdiğiniz kitap ismi/başlığı
29.Gün -- Herkesin nefret ettiği ama sizin bayıldığınız bir kitap
30.Gün -- En sevdiğiniz kitap

Benim için ilk gün yarın olacak ve ilk soruyu yarın cevaplayacağım.
Bu etkinliğe katılım ve tanıtım yazısıydı.

Şuradan da Güven'in bloguna gidiliyor...
Kahverengi, Minik ve Sevimli Bir Ayıcık

o
kahverengi, minik ve sevimli bir ayıcık
ürkek ve saf biraz da
iyi niyetli biraz
ve bariz şapşal

yaşlı bir ağacın gölgesine sığındı
üzgündü
düşündükçe içine siniyordu
sindikçe küçülüyordu
yaşlı bir ağacın gölgesinde

çok sürmedi
çok uzunca sabredemedi ve
yanaklarına süzülen iki damla yaşı serbest bıraktı
bir kaç damla daha aktı sonra
öncekilerin peşi sıra

başını kaldırınca
göz göze geldi
hemen üzerinde ki dala konmuş
aptal bir sükunetle kendisini seyreden baykuşla
ve sanki baykuş bir şey sormuşçasına
konuşmaya başladı
kahverengi, minik ve sevimli ayıcık

"artık" dedi
"artık hiç dostum kalmadı"

baykuş siktir et dercesine çırptı kanadı ve
"boşver" dedi
"inan bana böylesi daha iyi oluyor"
sonra kanatlarını açtı
ve ayıcığın yanına indi
öyle devam etti
"başlangıçta zor oluyor kabullenmek ama sonra alışıyor insan inan" dedi
"hayal kırıklığına uğramıyorsun, güvendiğin dağlara kar yağmıyor mesela çünkü öyle bir dağın olmuyor" diye ekledi

saçma bir sırıtış belirdi yüzünde ve
"trajik ama komik"
diye fısıldadı kanatlarını çırpıp uzaklaşmadan önce

o
kahverengi, minik ve sevimli bir ayıcık
üzgündü
parmak uçlarını birleştirmiş
yüzü düşmüş
keyfi kaçmış
düşünüyordu
bir anlam arıyordu tüm bu olanlara
yoktu
bilmiyordu


bu metin bu şartlar altında ölemem adlı e-kitabımda yer almıştır

Bumerang - Yazarkafe