Canım Yine Sıkıldı

İlk Not: Can sıkıntısı bültenlerine bir son verdim artık. Yazmıyorum. Zira her satır da can sıkıntıları tezahür ettiğinden ayrı bir bülten oluşturmak anlamsızdı.
Ve evet... Canım yine sıkıldı.

Gezindiğim bloglarda Jack London'un Martin Eden'ini görüp duruyorum son günlerde. Okudunuz mu?
Ne müthiş bir kitaptır o...
Ne müthiş bir karakter...
Ne müthiş bir hikaye...

Sevgili +Aslı Aslı  sayesinde tanışmıştım Martin Eden'le... 

İlk okuduğum da çok etkilenmiştim. Yıllar önce yazılmış bir kitabı yıllar sonra okumama rağmen; hala içinden kendime pay çıkartabiliyordum. İçinde kendimi görebiliyordum. İlginç değil mi? Böyle zaman zaman kendimi Martin Eden gibi hissetme eğilimim oluyor hatta. Velhasıl yeniden okuyasım var... Neyse...

* * *

Geçtiğimiz günler de Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı, Tolga Çevik, Ezgi Mola, Erkan Can, Mustafa Uzunyılmaz ve Ersin Korkut gibi isimlerin yer aldığı Patron Mutlu Son İstiyor adlı filmi izledik. Keyifliydi. Tolga Çevik zaten güldürmeyi iyi bilen bir adam. Güzel bir hikaye ve muhteşem bir Kapadokya manzarası da olaya dahil olunca, ortaya izlenilesi bir iş çıkmış.

Daha sonra yine Ben Stiller'ın baş rolünde yer aldığı Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı isimli filmi izlemeye karar verdik. Gittik gişeye ve biletimizi aldık. Filmin başlamasına yaklaşık bir saat zaman vardı. Yemeğimizi yedik, gezdik tozduk ve sinema salonunun yolunu tuttuk. Koltuklarımıza yerleştik ve filmin çok güzel bir filme benzediğine dair falan yorumlar yapmaya başladık. Filmden umutluyduk.

Bir film başladı. Bir kaç dakika geçmişte ki Sylvester Stallone ekranda belirdi. 'Aaaa rocky de varmış bu filmde yaa' diye fikir beyan ettik. Bir kaç dakika daha geçmişti ki bu kez de ekranda Arnold Schwarzenegger belirmesin mi? Allah Allah'tı... Hayırdır inşallahtı... Bu işte bir şey vardı. Fragman mı diye düşündük, ama neredeysek on dakikaya gidiyordu film, fragmanda olamazdı. Ve tam o anda gerçek 'şılap' diye çarptı yüzümüze... Yanlış filmdeydik. Hayır hayır yanlış salona girmemiştik. Biz resmen gidip Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı filmi şahsında Kaçış filmine bilet almıştık. Ne harika ama... Neyse ki Kaçış filmi de fena değildi de keyfimiz daha fazla kaçmadı. Velhasıl Kaçış filmi işte o da güzeldi.

* * *

Bugünler de finaller bütünlemeler derken, üniversite de ders vermek istediğimi fark ettim. Hangi ders olduğu önemli değil. Ders vermekte önemli değil hatta. Önemli olan bir sınav yapmak... Yani... O Profesörlerin Doçentlerin ruh halini ciddi anlamda merak ediyorum. Hiç çalışmadığım, elimde notu olmayan, hiç dersine dahi gitmediğim bir dersin finalinden 75 veren; çok çalışıp, her soruyu yapıp, sınavdan sonra "abi 100 lük kağıt verdim yaaa" dediğim sınavın finalinden 45 veren bir ruh hali nasıl oluyordur acaba. Neyin kafası bu kimbilir? İnsan tatmak istiyor nitekim.

* * *

Ben harıl harıl yazmaya devam ederken. İlk roman bitti ancak romandan önce denemeler derlensin deyip Başıboş Saçmalıklar adlı ikinci kitabımı yayınlamayı düşünürken Deeptone müthiş bir sürpriz yaparak ilk deneme kitabını yayınlamasın mı? Haberi alır almaz siparişi verdim. Tabi henüz dağıtım aşamasında olduğundan mütevellit tedarik ediliyor, henüz elime geçmedi. Ama gelir yakında.

Deeptone'u buradan tebrik ederken, daha nice kitaplarını okuma temennimi de evrene yolluyorum.


* * *


4 yorum:

  1. Jack Landon kitapları için bundan 50 yıl sonra da övgüyle bahsedilicek Erdi. Özellikle Martin Eden için.
    Tolga Çevik filmini beğenmişsin ben eğlenceli filmdi diyorum, Erkan Can çok iyiydi o filmde, gerçi inanılmaz bir oyuncu o ayrı :)
    Seni Üniversite'de ders verirken görmek isterim o zaman eminim böyle düşünmezsin :) sonuçta hocalarda bir zamanlar öğrenciydi.
    Deep in kitabı hala elime geçmedi bekliyorum bende :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocalar enterasan Aslı :)

      Kitap kargodaymış pazartesi ulaşır muhtemelen :)

      Sil
  2. Yıllar önce okuduğum da çok etkilenmiştim.Tolga Çevik hayranıyım geçen hafta seyrettim bu filmini.
    ps:Pesimist i okudum çok sevdim.Okuyup sevenleri de bil istedim :)http://arssuuu.blogspot.com.tr/2014/08/22kitapl-mim.html



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Martin Eden her zaman etkilemeyi başaracak türden bir kitap.

      Teşekkür ederim. :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.