Le Tableau | Mutluluğa Boya Beni
Biraz Film İzledim | 13
Le Tableau | Mutluluğa Boya Beni


Aslında 'biraz film izledim' konseptine çok uygun bir yazı olmayacak bu. Sadece tek bir filmden söz edeceğim. The Tableau (Mutluluğa Boya Beni)

Çünkü bu filmi fazlaca beğendim.
Yaratıcılıkta maksimuma ulaşılmış.
Muhteşem bir fikir söz konusu.

Bir çok kavramı, düşünceyi, duyguyu vesair, film bünyesinde barındırıyor.
Ezilenler ve ezenler arasında ki ayrımcılığı görüyorsunuz.
Yaratılan ve yaratıcı arasında ki ilişkiyi...
Değişik değişik bir çok şey...
İlk fırsatta tekrar daha dikkatle izleyeceğime eminim.
Bir not düşeyim istedim buraya da...

"Peki ya bizim ressamımız kim?"
"Peki ya biz tablomuzdan çıkabilir miyiz?"

5/5 Çok İyi
Bir Fringe Geldi Geçti
-bariz spoiler içerir-

Ben TV izlemeyen biri olarak internet üzerinden takip ettiğim bir kaç dizi var(dı). Ve içlerinden en favorim olan dizi final yaptı. Fringe'den bahsediyorum.

Acayip bir final yapmışlar. Epey duygusaldı. Ama en güzel tarafı final bölümünde, son sezonda iyice uzaklaştıkları paralel evrenler olaylarına da yer vermişler. Önce ki sezonlar çok iyiydi. Yanlış hatırlamıyorsam üçüncü sezonda seyir keyfi ve buna paralel gelecek sezonlardan beklenti maksimuma ulaşmıştı. Ancak son sezonda konsepti değiştirdiler. Son sezon önceki dört sezondan o kadar farklı bir hikayeyle ilerliyordu ki final sezonuyla toparlamışlar neyse ki... Ve önce ki sezonlarda ki sınır bilim vakalarına yer vererek renklendirmişler finali. Beğendim.

Ama bitti be abi... Ne güzel izliyorduk. İzlediğim başka dizilerde var ama Fringe'e alternatif bulamadım şimdiye kadar. Kötü oldu bitişi. Walter Bishop orjinal davranışlarını, mimiklerini özleyeceğiz. Olivia'yı da; özellikle diğer evrende ki Olivia... Ve diziye renk katan diğer isimler... Nina, Broyles, Astrid, Peter...
Neyse...

Diyeceğim o ki; dizi önerisi isteyen olursa, tavsiye ediyorum. 
Bu tavsiye de buralarda bulunsun istedim.

Diziyle ilgili detaylı bilgi, belge ve yüksek görüntü kalitesiyle bölümlere ulaşmak için dizimag'i ziyaret edebilirsiniz.

¡hasta la vista!



Biraz Film İzledim | 12
Biraz Film İzledim | 12
Seçki

-bu yazı bünyesinde bir doz spoiler bulundurabilir-

The Pursuit Of Happyness | Umudunu Kaybetme
Will Smith'in bu efsane filmini izlemeyen kaldı mı? Her şeyin üst üste gelmesine, en yakınları tarafından bile terk edilmesine rağmen; bir adamın oğluna tutunup ayakta kalmaya, ilerlemeye devam etme çabalarını anlatan bir film. Herkesin alacak bir mesaj bulacağı türden yani.
5/5 Çok İyi

Listen To Your Heart | Kalbine Ses Ver
Bu, şu ağlatan filmlerden. Güzel, aşk detaylı bir dram filmi izlemek istiyorsanız bunu da izleyebilirsiniz.
4/5 İyi

Just My Luck | Şansa Bak
Keyifli vakit geçirmek için izleyebileceğiniz türden bir romantik komedi filmi bu da. Keşke şansınızı değiştirmek bir öpücük kadar kolay olsaydı ama değil tabi ki... Ama film iyi :)
3/5 İyi Gibi

Fiftye/Fiftye | Şansa Bak
İşte bu da ortaya karışık bir film. Yer yer dram, yer yer romantizm, komedi... Çok abartılı bir beklenti içine girmeden izlenmesi gereken güzel bir film. Joseph'in de izlediğim hemen hemen her filmi güzeldi zaten. Kanser teşhisi konan genç bir adamın mücadelesini anlatan, aşk ve dostluk öğelerini de bünyesinde barındıran bu filmi de izleyebilirsiniz. Kyle karakteri de filme ayrı bir renk katmış.
3/5 İyi Gibi

Mirror Mirror | Pamuk Prenses'in Maceraları
Böyle bazen vakit geçirmek için eğlenceli filmlere ihtiyaç duyarsınız ya, hani boş vaktiniz vardır, değerlendirmek istersiniz böyle filmlerle. O tarzdan işte bu film. İyiydi.
3/5 İyi Gibi

Snow White and The Huntsman | Pamuk Prenses ve Avcı
Bu da bir üstteki filmin biraz daha aksiyonlu falan olan hali. Üstelik Chris Hemsworth, Charlize Theron ve Kristen Stewart gibi isimler var kadrosunda. İzlemelik.
4/5 İyi

Babylon A.D. | Babil M.S.
Bir Vin Diesel klasiği... Sıkılmadan izleyebileceğiniz bir aksiyon filmi.
4/5 iyi

Death Sentence | Ölüm Emri
Benim fovori filmlerimden biri oldu bu film. 'Musibet her daim bulaşmaya müsaittir' tezimi doğrulayan nitelikte bir film. Atılacak bir yanlış adımın tüm doğrularınızı nasıl sileceğinin ve sizi nasıl değiştireceğinin; sonucunda o musibetten hiç bir farkınız kalmayacağın beyaz perdeye yansımış hali.
5/5 Çok İyi

The Book Of Eli | Tanrı'nın Kitabı
Denzel Washington'un başrolünde yer aldığı güzel bir film. Her ne kadar İncil'in propagandasını yaptığına dair eleştireler alsada internet ortamlarında film olarak güzeldi.
4/5 İyi

Upside Down
Bu filmi de bir başka sevdim ben. Bu filmin kamera arkası ekibi ki en başta senaristi nasıl bir kafada yapmışlar bu filmi çok merak ettim. Paralel evrenler terimini bildiğiniz fiziksel hale getirip, birbirine harbiden paralel iki dünya oluşturmuşlar. Hikayeye konu olan düşünceye hayran kaldım. Sırf bu düşünce için bile izlenir. Görüntüler, mekanlar hepsi ayrı bir güzel. Pişman olmazsınız yani; izleyin. Biraz baş dönmesi yapabilir tabi orası ayrı...
5/5 Çok İyi

Step Up 4: Revolution | Sokak Dansı 4
Ben böyle dansın hiç bir türünden anlamayan bir tip olduğumdan mütevellit olmalı; böyle danslı müzikli hoplamalı zıplamalı filmler pek hoşuma gider. Step Up serisi de çok sevdiğim filmlerdendir. İlk film hele bir hayli güzeldir. Serinin bu son filmini de beğendim. Konseyi bastıkları sahneyle final sahnesi de pek bir iyiydi.
4/5 İyi

Çok mu film birikmiş ne!
...

Can Sıkıntısı Bülteni | 13
|||
Bu aralar o kadar...
O kadar şey ki...
Yani...
Şey işte...

Hangi sıfatı koymalıyım ki şimdi buraya ben?
Bu çetrefilli zamanları tanımlayacak kadar donanımlı bir sıfat yok. O halde birden fazla sıfat kullanarak mı aşsam bu sorunu? Ama...
Ama o zaman da bu yazı çok uzun olur. Saat iki buçuk; sabahlarım en iyi ihtimalle.
Hayır o kadar vakit yok. Aslında lüzum da yok.
Siz anladınız zaten;
Anlamışsınız;
Anlarsınız;
Anlayınız;

|||
Fevkaladenin tam fevk dediği yer var ya...
İşte içinde bulunduğumu sınav dönemi aynen o şekilde geçmiyor... İçimde ki öğrenci ölmüş olmalı. Öğrenme isteğim hala dinç fakat; öğrenme yolu artık sıralardan geçmiyor mu bana göre ne? Bilemiyorum artık... Sanırım bu klasik sınav dönemi psikolojisinden ibaret...

|||
Taslaklarda yayınlanmayı bekleyen onlarca yazıyı yayına hazır hale getirmeye çalışıyorum bir yandan. Diğer yandan yıllardır güncellenmeyi bekleyen 'biyografik bi'şeyler'in sıradaki nüshasını hazırlamayı deniyorum. Şimdilik deniyorum...

|||
Blogda bir takım değişiklikler yaptım/yapıyorum. Bir kısmı yapıldı yani. Yapılacak bir kısım daha mevcut. Şiir ve denemelerden bazılarını kaldırdım yayından geçici olarak mesela.
Çünkü şey...
Yakında kitap geliyor da...
Şurada da belirttiğim üzere ölmeden önce yapmak istediklerim arasındaydı. Henüz ölmedim ve yapmak üzereyim. Canonda tamam ama fotoğraf kısmı hala beni aşmakta; ama...
Yakında...


|||
Şimdilik gideyim o halde.
Müstakbel finallerin şu son haftasını da bir atlatıp geliyorum.


İki Bin On Üç
Yine, yeni bir yıla az kaldı. Yine umutlar tavan yapmış, yeni yıla heyecanla bakarken; veda etmek üzere olan yıla sayıp sövmeye başladık. Geçen yıl yazdığım yeni yıl yazısında şöyle demiştim:

'Her ne kadar kötü diye dışladığımız eski yıl ile güzel olacağına inandığımız ve umutlar beslediğimiz yeni yılı bir birinden ayıran bir saniyelik o kısa sürenin her şeyi değiştireceğine inanmak biraz fantastik gelse de başlangıçlar güzeldir.'

Bu yazıya da aynı şekilde başlıyorum. Hani televizyon programlarında ondan geriye sayıyoruz ve takvim değişiyor, yeni yıl geliyor ya... Hani genç yaşlı coşuyoruz... Sanki tüm sıkıntıyı, derdi, hüznü falan önce ki yılda bırakmışız, tüm iyi şeyler, huzur, mutluluk, hayallerimiz, sevdiklerimiz ve dahası artık elimizin altındaymış gibi; sanki ülke bir anda gelişmekte olan ülkelikten çıkıp gelişmiş gibi... Sanki yüzde ellilik cehalet son bulmuş, ampuller patlamış, özlenen özgürlük ülkeye hakim olmuş gibi... Dünyada barış sağlanmış, sanki Amerika bile tövbe edip ak sakal bırakackmış gibi kendimizden geçiyoruz ya... Hani eşe dosta samimiyetten uzak, tıpkı kandil ve bayram mesajlarında olduğu gibi; adet yerini bulsun diye iyi dileklerde bulunuyoruz ya...

Hani...

Tamam tamam...
Neyse, şunun şurasında yeni bir yıla giriyoruz neşemiz kaçmasın. Tam neşemiz kaçıkken gireriz de önümüzde ki bir yıl boyunca neşemiz kaçık yaşamak zorunda kalırız.

O halde, üstte yazdıklarımın hepsi gerçek olacakmışçasına kendimizden geçelim. Yıllardır olmasını istediğimiz ama tabi ki henüz olmamış olan tüm dileklerimizi bu kez de iki bin üç'e paslıyalım ve bu kez olsun mümkünse. Yeni yıl bize iyi şeyler, huzur, mutluluk, para, pul, eş, dost, aşk, araba, led televizyon, 4 adet kalem pil, yarım ekmek döner, 2 ade...

Geldi geldi!

10... 9... 8... 7...

Veeee Tık...

bu metin bu şartlar altında ölemem adlı e-kitabımda yer almıştır


Bumerang - Yazarkafe