Ruhum kan revan bir halde şu an. Düşüncelerim kaotik bir şehre özendikçe midem bulanıyor. Beşiktaş güzel, hafif rüzgarlı. Benim naçizane bünyemdeyse parçalı bulutlar, sağanak yağmurlar, fırtınalar var. Ölümcül bir stres bombardımanına bizzat tanıklık ediyorum. Ölümcül ama işkenceden zevk alan bir cellat gibi öldürmüyor inadına. Oysa cellatlara da bu yolu seçtirenin hayat olduğunu düşünürdüm hep. Yoksa keyif mi veriyor onlara yaptıkları bu iş.

Saçma sapan düşüncelerimden oluşan kısa filmler oynuyor gözbebeklerimde. Gözyaşlarım soyut, bir alt yazı gibi retinama düştüğünden, kimse görmüyor ağladığımı.

Şu an neyseki ile başlayıp, şükredebileceğim tek şey bu sanırım.

Ağlamıyorum.



bu metin beni sevmek zorundasın adlı romanımda yer almıştır