Can Sıkıntısı Bülteni | 15
###
24 Şubat 2013
Saat 00:18'i gösteriyor şu an...
Ama gelin görün ki bir takım mevzularda hiç yol alamamışım hala. Misal, şurada;
"Oysa hedefleri olmalı insanın; gerçek... Ve o hedeflere yetecek inancı" demişim.
Bunu Eylül 2011' de demişim ve değişen sadece zaman mı olmuş yani? Can sıkıcı...

Ama gerçek bu. Asla alışamadığım bir durum var.
22 yaşındayım ve aşağı yukarı son 15 yılımı 'büyüyünce ne olcan?' ile başlayıp şimdiler de kelimelere dökülüşü modernleşse de aynı anlama çıkan 'gelecek planlarınız nelerdir?', 'gelecek hedefleriniz?' gibi sorulardan korkarak geçirdim.

Ee bugün baktığım da değişen ne?
Hala alışamadım.
Hala korkuyorum.
Ve hala verecek bir cevabım yok.

Ve işin daha daha daha traji komik durumu, bu sorunun bir cevabı olmasını da istemiyorum. Bana göre olması gereken bu gibi... Öyle uzun vadede planlar, programlar yapmamalı insan. Hedefler belirlememeli. Bir laf vardır: "İnsan plan yapar, Tanrı güler" diye... Aynen öyle... Ulaşma ihtimaliniz ne yazık ki düşük... Sonuç karşılıksız çıkan beklentiler, hayal kırıklıkları... O hedefe yüklediğiniz anlam yüzünden; ulaşamadığınız da kendinize olan güvenin sarsılması.

Hayat; sizin ne istediğinizi, ne beklediğinizi, neye önem verdiğinizi, nerede olmak istediğinizi, hedeflediklerinizi... En özet haliyle; sizi, önemsemeyecek kadar küstah! O halde neden bir hedef belirlemeliyim ki?

Bence hedefleri olmamalı insanın. Hayalleri olmalı. Kısa vadede gerçekleştirebileceği ve uzun vadede gerçekleştirmek için mücadele edebileceği... Uzun vadede gerçekleştirmek istediğiniz hayaller sizi ayakta tutar. Hayatınızın amaçsızlaşmasını engeller. Daima peşinden koşacağınız, bu hayat yolunda yürümenizi sağlayacak bir ışığınız olur. Kısa vadede gerçekleştirmek istedikleriniz ise; uzun vadeli hayallerinize yürürken size moral verir, motive eder...

Böyle işte. Böyle bir saçmalamak geldi içimden.


###
Kısa vadeli hayaller demişken; kısa vadeli hayallerimden bir tanesi olan şu kitap işi...
MrMaana'nın düzenlediği yarışmaya katılarak en kısa sürede en çok doğru cevabı veren 2 kişiye ilk kitabım Pesimisyon hediye edilecek. Ayrıca yine MrMaana aracılığıyla yapılan kitap tanıtımı ve minik röportaja da buradan ulaşabiliriniz. Ve bir de online satış için kitapyurdu, D&R, idefix ve diğer online kitabevlerini ziyaret edebilirsiniz.


###
Ve son olarak
Değerli blogdaşlarımdan Arselice, geçtiğimiz günler de bir sürpriz yaparak beni epey mutlu etmişti ki bu sefer bir başka mutlu edici eylem gerçekleştirdi. Öyle değerli bir insandan bunları duymanın yarattığı pozitif etkiyi siz düşünün artık. Buyurun burada... Çok teşekkür ediyorum kendisine de ...

Bu bültenlik bu kadar
hasta pronto
...



Bir Tweet! | 1
Biraz film izledim, bir kitap, biraz da müzik serilerinden sonra...
Yeni bir seriye daha başladım. Bir Tweet...
İlk twitimi mayıs 2011 de atmışım.
Çok şey birikmiş.
Nostaljı olun bu seri de...







Aşkgibimsi, Aşk ve 14 Şubat
Melankolikliğimin tavan yaptığı bazı vakitlerde, kendi kendime aşk mı değişti yoksa ben mi? diye sorar dururdum. Ve her seferinde aşkın mutasyona uğrayabilecek, evrim geçirebilecek bir olgu olmadığına karar verip, sorunun bende olduğuna kanaat getirirdim. Değişken hep ben çıkardım sonuçta. 

Gel gör ki bu aralar iyiden iyiye karıştı her şey, allak bullak düşüncelerim. Yitirdiğim duygularımın iki eli yakamda ve canı cehenneme felsefelerimin... Anlamsızlıktan anlam çıkartma çabaları yoruyor insanı. Düşünmemeyi öğrendiğim gün düzelecek sanırım her şey, ama o güne kadar nasıl katlanılacak? Hiçbir fikrim yok...

Aşkı da kendilerine benzetiyor insanlar; kendileri gibi yüzeysel, sahte ve bir çıkara bağlı... Aşk değişiyor, onların yüzünden. Aşktan bahis açılmaya görsün, cümleleri hep aynı: istiyor gibiyim, seviyor gibiyim, aşık gibiyim, değilim ama olabilirim... Aşk ne zaman aldı bu gibi takısını? Evet, kesinlikle aşk değişmiş olmalı! Çünkü aşkın gibisi olmazdı benim bildiğime göre. “Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin...” demiş Şems-i Tebrizi... İşte mesele bu... Siyahı seçip siyaha boyanmaya cesaret edemiyorsan, hep beyaz kalırsın. Bu da bir seçimdir. Ama kesinlikle ortası yoktur bu işin. Bembeyaz sayfalarında siyah mürekkep damlalarına yer yoksa, gibimsi düşüncelerle aşkı grileştirme çabaları neden?

O’nu sevip, O’na değer verip, aşka anlam katsın diye tüm duygularını O’na sunanlar ve bunun karşılığında, O’nun samimiyetsiz, sahte, gibimsi düşüncelerine gark olup ortada kalanlar var.

Siyaha bulanmaktan korkmayan ama kendini aşık gibi zannetmekten, aşık olmayı beceremeyen karakterlere değer verip, en gerçek duygularının, onların merdiven altı düşünceleri yüzünden birer balkabağına dönüşmesinden korkanlar var.

Bunun yanı sıra, siyaha boyanmayı göze alıp, bembeyaz sayfalarını aşkla dolduranlar, ruhları sarmaş dolaşken yürekleri raks edenler var.

Güne gözlerini açarken ilk O’nu görmeyi, ilk O’nu duymayı isteyenler var.

Avuçlarını yanaklarında gezdirirken bir nefes ötesinde, yanı başında olduğu halde deliler gibi O’nu özleyenler var.

Mesele, aşkla kirlenmeyi göze alabilmektir ve kirlenmek güzeldir aşkla...

Ve bugün aşkla kirlenen, aşkı göze alıp kirlenmeyi bekleyen, samimiyetsiz bir griliğin ardına sığınıp aşka ihanet etmeyenlerin günüdür. Kutlu olsun...



Kadrajımdan Kareler | 9
15.01.2013 | Kadıköy

"Aşık olmak anlık bir şey...
Birden her şeyin çok parlak göründüğü,
birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı,
birden tüm yemeklerin, çok daha lezzetli olduğu bir an bu.
İnsan karar vererek aşık olmaz.
Sadece bir bakar:
Olmuş..."

Kaybedenler Kulübü
Biraz Da Müzik | 3


üç numaralı biraz da müzik nüshasıyla devam ediyoruz

|1|
Önce Mabel'in yeni albümünden eğlenceli bir şarkı: Aşk Yok Olmaktır gelsin.

|2|
Ve bu sabahların bir anlamı olmalı...

|3|
Sonra bu şarkıyı dinliyorsan bir anlamı da olmalı mesela...

|4|
Ama aldırmasın bu deli gönül; anlamlı olması gereken şeylerde anlam yoksa eğer...

|5|
Ve...

no image
Ee... Evet...
Çıkcak çıkcak dedim ve kitap çıkıyor işte.
Sonunda...
Gelişmeler için şu konuyu takip edebilirsiniz. Bunu güncelleyeceğim sık sık...


MrMaana'yı duymayanınız var mı?
Bir ödüllü bilgi yarışması platformu. 15 Adet soruyu en fazla doğruyla en kısa sürede tamamlayan birbirinden güzel hediyeleri kapıyor. Detaylı bilgi için şuraya bir göz atabilirsiniz.
Kulağıma gelen ama detaylarını çok iyi bilmediğim, genç yazarları desteklemek amacıyla düzenlenen bir MrMaana projesi vardı. Mıknatıs blogunun sahibesi, MrMaana yetkililerinden Sn. Silva hanımın mailiyle detaylı bilgiyi edinmiş oldum. Proje hakkında ki detaylı bilgi de şurda... Kitap çıktığında burada ki yarışmalar sonucuyla da kitap dağıtımı yapılacak özetle :)

Marmara finali bitti, bütünlemeler başladı. O bitti aöf yaklaştı derken, şu sınav döneminin hiç bitmeyeceği yönünde düşünceler belirmeye başladı.

Bir de:
yine yaşlandım.
Bir yaş daha...


Bumerang - Yazarkafe