Bir Kitap: Hani Tanrı Ölmüştü?

Albert Einstein'in şu sözünü hep çok sevmiş ve doğru bulmuşumdur: Dinsiz bilim kör, bilimsiz din topaldır!

Bir yanda bilim insanları dini, yaratıcıyı, inancı reddedip, tek tanrının bilim olduğunu iddia ederken, diğer yanda din adamları bilimin şeytan işi olduğunu söylüyorlardı. Tarih ilerledi ve artık günümüzde bilim adamlarıyla din adamları arasında ki bu sürtüşme başka bir boyuta geçti. Artık bilim adamları ve din adamları arasında değil, teistler ve ateistler arasında tartışılıyor bu konu. Çünkü bilimin geldiği nokta da her kapı bir yaratıcının varlığına açılınca bir çok bilim adamı bu gerçeği kabullendi. Böylelikle bu çekişmenin tarafları bilim ve din adamları olmaktan çıkıp inananlar ve inanmayanlar olarak değişmiş oldu.

Agnostik ve ateist düşüncelerin varsayımlarına, kanıtsız teorilerine karşı artık fizik kanıtlarıyla, üstüne basa basa bir yaratıcıyı işaret ediyor. Bilimin ışığı artık her taraftan akıllı bir tasarımcının varlığını bize sunuyor.

İşte kitap bu konuyu ele alıyor.

Arka Kapak
Bilim - felsefe- din ilişkisini,kaliteli ve okunmaya değer bir tarzda ele alan eserlere ihtiyacımız var.Bu kitap işte bu iş için biçilmiş kaftan.Yazar fizik,biyoloji,felsefe gibi alanlarda çalışan önemli ve etkili akademisyenlerle yaptığı görüşmeler sonucu bu kitabı hazırlamış.Üstelik konu; herkesin rahatlıkla anlayabileceği,keyifli bir sohbet havasında aktarılıyor.Bu konu ender olarak böylesine sürükleyici,renkli ve eğlenceli bir uslupla sunulmuştu.Modern bilimin evren ve canlılar hakkında sahip olduğu verilerin tektanrılı dinlerin inançlarıyla ne kadar uyumlu olduğunu anlatan bu kitap , eşsiz bir katkı olarak nitelendirilmeyi hak ediyor.

Kitabın yazarı: Lee Strobel


Hadi Bir 'Aum' Çekip Rahatlayalım!


2012 gelirken, bir saniye ile değişen takvimin, yıla eklenen artı birin, öyle her şeyi değiştirmesini ummak fantastik bir hayal ürününden başka bir şey değildir demiştim. Ama hayat bazen fantastik bir moda girebiliyormuş demek ki... Çünkü bir şeyler değişiyor sanki. Her şey aynı şu anda ama değişecek gibi işte...

Mesela ilk olarak tüm hüzünlerin temelinde 'ben' olduğumu gördüm. Hüznü çeken benmişim mesela... Onu yaşam biçimi olarak seçmişim gibi... Bu bir huy, muhtemelen kolay kolay değişmez ama farkındalık da bir başlangıçtır. Hayırlısı...

...

İstanbul'da havalar acayip soğudu. Özellikle şu bir kaç gün felaket soğuktu. İstanbul bile içimde ki soğukluğa özeniyor olmalı...

...

Bazen psikoloji okumak nasıl olurdu diye düşünüyorum. Psikolojisi bozulmuş, hasta olan insanların halinde, akli dengesi yerinde, sağlam insanlar anlamaz bence. Onları yine onlar gibi olanlar anlayacaktır. İlk aday benim.

...

Geçenler de 'niye hiç mutlu şeyler yazmıyorsun' diyen arkadaşıma diyorum ki; arada bir esip yazsam da;
"Benim bakış açım bu; karanlık ve kötü..."

...

Eee o zaman hadi bir aum çekip rahatlayalım bizde...






Siyah Günler
Karanlık Her yanımda!
Zemheri bir siyahın;
Esareti altında ruhum
Ve bedenim;
Yorgun...

Epey vakit oldu;
Buralarda gün yüzü görmeyeli.
Huzura aç ruhumuzu
Gözyaşlarımızı katık yaptığımız,
Hüzünle doyuralı,
Epey vakit oldu.

Her gece ölüme yatıp
Kabuslarla uyanalı
Ve rüyaları unutalı
Epey vakit oldu.

Yüzümüzde
Kalıplaşmış asık suratlar var
Gülümsemeyeli;
Silinmiş gülümseyişlerin dahi izleri
Yüreğimizin gizlerinde
Sandık sandık mutsuzluk saklıyoruz
Mutluluk neydi?
Unutalı epey vakit oldu.

Diyorlar ki şimdi
Gün doğacakmış yeniden
Bu siyah günlerimize
İçimde açığa çıkan çocuksu düşünceler
Can atıyorlar...
Ama karanlıkla sevişmekten
Kararan gözlerim
Yeniden gün görmeyi kaldırabilir mi?

Gel de şu işin içinden
Çık çıkabilirsen; Şimdi...


  • Bu şiir edebiyatdefteri.com'da yayınlandığı tarihte günün şiiri seçilmiştir. 


Book List 2

Taşkın Tuna'nın üçlü serisinden ilk kitap. Detaylar için resimleri tıklayabilirsiniz.



Küçük İskender'den bir tane daha yok yeryüzünde. Apayrı bir adam. Her yazdığı ayrı bir olay. Harika yazılarını, şiirlerini okudum. Gözlerim sığmıyor yüzüme kitabını da öyle güzel şiirler okuma ümidiyle aldım, okudum. Ama güzel diyebileceğim tek bir şiir Gülten şiiriydi. O şiir de ayrı bir vak'a :) 

Son aldığım şiir kitaplarıydı bunlar da. Aslında üç kitap da hayal kırıklığı oldu benim için. Ahmet Selçuk İlkan, şiiri daha da çok sevmemi sağlayan isimdi. İlk kitapları hala durur, harikadır. Ama bu kitap da adam akıllı şiir okuyamadım desem yeridir.

Kahraman Tazeoğlu, başarılı bir programcı ve şairdir. Kendine has tarzıyla şiir seslendirmeleri de güzeldir. Fakat bu kitabını okuyunca çok etkilenmedim. Daha güzel şiirlerini okumuş, dinlemiştim.



Gülse Birsel'den Yazlık ve Metin Uca'dan Tüh kitaplarını okumuştum bir de. Değişik ve güzel kitaplardı. 



 Detaylar için resimlere tıklayabilirsiniz.

Okuduğum son 10 kitabı bir listede toplamış oldum. Book List 1 buradaydı.

Book List 3' de görüşmek üzere...



no image
Aslında yeni bir yazı eklemeden yeni yıla girmek istemediğinden yazıyorum bu yazıyı.
İkibinonikinin ikinci günü itibariyle ben;

Kötü değilim, ama daha iyi günlerimin olduğunu hatırlıyorum. O yüzden yeni yılın yenilikler getirmesini umut ediyorum tabi herkes gibi. Her ne kadar kötü diye dışladığımız giden yıl ile güzel olacağına inandığımız ve umutlar beslediğimiz yeni yılı bir birinden ayıran bir saniyelik o kısa sürenin her şeyi değiştireceğine inanmak bir fantastik gelse de başlangıçlar güzeldir. Sanırım.

Tecrübe ettiğim olaylar sonucunda sorgulamayı bırakmıştım. Sorgulamayı bıraktığımdan mıdır? Yoksa artık daha fazla aptallık yapıyorum da ondan mıdır bilinmez, soru işaretleriyle dolu bir havuzun içinde yüzüyor gibiyim. Bu kadar bilinmezlik fazla ama hadi hayırlısı...

Düzenim o kadar bozuldu ki; toparlanmayı düşünürken bile bir üşengeçlik sarıyor her yanımı. Olmuyor. Bir an önce toparlanmayı umuyorum.

Bu aralar kitap okuyamıyorum. Bir türlü bitiremedim okuduğum kitabı. Ama ders çalışmaya başladım. Sonun da oluyor galiba.

Yani işte böyle kaba taslak...
Özetle umutluyum ikibinoniki; üçyüzaltmışüç gün sonra ikibinonüçten de olacağım gibi...

---

Son zamanlarda hem hayatım da, hem zihnimde bir yoğunluk olduğundan buraya pek uğrayamamıştım.
Bu arada Aslı beni unutmayıp yeni yılımı kutladı. Teşekkür ediyorum ona.
Bende blog dünyasında ki arkadaşlara mutlu ve yeniliklerle dolu bir yıl diliyorum.




Bumerang - Yazarkafe