Efendim son dönemlerde çok yoğun ve yorucu günler geçiyorum. Bundan mütevellit bir süredir yazamıyorum. Bu doğru. Bu gerçek bir bahane; doğru...

Ama daha önemlisi son zamanlarda korkunç bir rehavetle boğuşmaktayım. Onun da etkisi büyük. Şimdi önümde ki hafta sınav haftam. Her ne kadar içimde ki ses sınavlara nezaketen katılım göstereceğimi söylese de pozitif düşünerek ders notlarımı masanın üzerine yaydım, onların refakatinde film izlemeye devam ediyorum.

Yani bir hafta sonra 'ahh keşke filmi sonra izleyeydim', 'lanet olasıca filmler' ünlemleri eşliğinde isyankar bir yazıyla aranıza geri döneceğim. Ki zaten taslaklar da yayınlanmayı bekleyen epey yazı birikti. Dört tane biraz film izledim var mesela...

Her neyse bana şans dileyin. Ve bu süre zarfında size okumalık, alternatif bir kaç bloggerı taktim edeyim. Onları okuyun mesela...

Melodram.
Okuyun onu. Blogger Magazin serüvenini e-dergi formatına çevirerek yepyeni bir atılım yaptı. Hatta bu saçma sapan rehavetime rağmen, ilk sayı için bende naçizane bir şeyler yazdım.
Bakınız link burada: Blogger Magazin

Beyaz Sayfa.
Beyaz Sayfa artık beyaz sayfa değil. Yepyeni görünümüyle, adıyla sanıyla geldi. Onun kimi zaman keyifli, kimi zaman hüznünüzü paylaşan yazılarını okuyun mutlaka. Ayrıca kadrajından çıkan fotoğraflara da göz atmadan geçmeyin.

Aslı.
Özel hayatında bir süredir olumsuz olaylarla mücadele eden Aslı en nihayetinde aramıza dönüş yaptı. Onun keyifli ve 'bizden' muhabbetine de tanık olun.

Cem.
Onu okuyan biri olarak onun yazılarını tanımlamıyorum ben. Orjinal mi desem, marjinal mi yoksa ikisi de mi? İyi yazıyor işte. O'na da uğrayın bir...

Hazal.
Aaa... Ama derseniz ki biraz şiire ihtiyacım var. Biraz şiir istiyorum. Şiirim geldi... O zaman sizi böyle alalım. Hazal'ın şiirlerini de tadın bence...

Şu şarkıyı da hatıralarımdan buldum. Hadi nostalji olsun.
Gittim o halde...