Eyvah Mim | 20

Melodram bir mim göndermişti geçtiğimiz günler de...
Azcık geç oldu ama işte yaptım...

-Hayatınız bir film olsa hangi filmde başrol olmak isterdiniz?
Göl Evi.
Çok ilginç bir konusu var. 2012 yılındayken 2010 yılında yaşayan biriyle mektuplaşsam... İlginç olurdu yani. Farklı bir deneyim olurdu. Güzel olurdu.
:)

Bir de Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi.
Hikaye tuhaf yani, cezbediyor bir kere...

Yedi Yaşam da derdim ama o deniz anası mıdır nedir o, işi bozuyor! Huylanırım ben şimdi. Bir de zehirliymiş :P

-Sizi en iyi anlatan, en unutulmaz film sahnesi hangisi olurdu?


Şimdi yukarıda ki kare tek başına bir anlam ifade etmiyor olabilir. 
Son Ders: Aşk ve Üniversite filmini izlerseniz, 55. dakikaya geldiğiniz de tanım kazanacak bu kare :)

-Aklınızda en çok yer eden, adeta başucu cümleniz olan replik hangisi?
"İnsan karar vererek aşık olmaz; sadece bir bakar... Olmuş..."

"Kadınların özelliği ne biliyor musun? / Seni sen yapan özelliklere aşık olup, sonra senden o özellikleri almaya kalkıyorlar."

"Eğer bir şeyde iyiysen, asla bedavaya yapma!"

"Eğer senden nefret edersem, dünya da sevebileceğim kimse kalmaz"

"Gülersen; bütün dünya seninle birlikte güler... Ağlarsan; tek başına ağlarsın"

-Filmlerle adeta bütünleşmiş o güzelim film müziklerinden favorileriniz hangileri?
Kaybedenler Kulübü ve Amelie filmlerinin tüm müziklerini sevmişimdir. Şimdi aklıma onlar geldi...
Birer örnek vereyim mesela:




Ve bir mimin daha sonuna gelirken
Melodram'a teşekkürler
Hepinize esenlikler

Biraz Da Müzik | 2

Biraz da müzik olsun ama dimi?
Hem film, kitap ve klasik saçmalamalarımla nereye kadar...
Eee hadi...

|1|
ilk sırada fevkaladenin fevkinde bir şarkı olsun dedm ve:

|2|
ee hareketli başladık madem hareketli devam edelim...

|3|
şimdi biraz tarz değiştirelim o halde

|4|
öyle hep hareketli olmasın, biraz duygusala da bağlayalım bitirmeden
sözü müziği kendilerine ait olan çok güzel parçalara sahip genç bir gruptan:

|5|
tamam finalde ağlayabiliriz

Biraz Film İzledim | 11
Biraz Film İzledim | 11
Seçki

-bu yazı bünyesinde bir doz spoiler bulundurabilir-

I Spit On Your Grave | Mezarına Tüküreceğim
Bir çok türü bünyesinde barındıran bir film daha... Dram filmi gibi başlayan, sonra hareketlenen, merak uyandıran ve bol kanlı şekilde sonuçlanan bir film. Bir grup tarafından bir takım kötü durumlara maruz kalan karakterimiz Jennifer'ın muhteşem geri dönüşü ve aldığı intikamlara tanık oluyoruz. Böyle bol kanlı filmleri seviyorsanız bunu da seversiniz.

Man On A Ledge | Gerçeğin Peşinde
Eski bir polis memurunun uğradığı haksızlık sonucu masum olduğunu ispatlamak için giriştiği enteresan olaylara tanık oluyoruz. Aksiyonu bol, sürükleyici bir film. İzlerken zaman nasıl geçiyor anlamıyorsunuz. Sevgili Nick finalde elması gösterip 'ahanda bakın masumum' diyince bir 'nasıl yani bunun için miydi koca film' düşüncesi belirmiyor değil. Ama genel olarak da çok güzel bir filmdi.

Public Enemies | Halk Düşmanları
Johnny Depp, Christian Bale, Marion Cotillard, Emilie de Ravin ve Channing Tatum gibi isimlerden oluşan renkli bir kadro izlemek için yeterli bir sebep zaten. Fakat kadrosuyla sınırlı değil film. Bu türde ki filmleri her kez beğenmeyebilir fakat, türün sevenleri için kaçırılmaması gereken bir film.

The Number 23 | 23 Numara
Genel olarak güldürüklü filmlerden tanıdığımız Jim Carrey'in sadece komedi filmler de usta olmadığının bir göstergesi bu film. Aksiyon, gizem, belki biraz dramda dramla: sürpriz film. Zaten bir filmin finali sürpriz bir şekilde bitmişse, o film tat verir kanısındayım. Kitaplarda da bu durum böyle. Bu film zaten bir çok kişinin izlediği beğendiği bir film de; hani benim gibi geç kalmış bir tayfa varsa diye söylüyorum, izleyin bence...


Rise Of The Planet Of The Apes | Maymunlar Cehennemi: Başlangıç
Çıktığı günden beri izlemek istediğim ama her seferinde cayıp başka bir film izlediğim bu filmi sonunda izlemiş olmanın haklı gururunu yaşıyorum diye saçmalasam mı? diye düşündüm. Her şeyin tadında güzel olduğunun bir kanıtı bu film. Dengeyi bozar, hatta fazla kurcalarsak nelerle karşılaşabileceğimizin göstergesi. Çok beğendim ben.

Dark Shadows | Karanlık Gölgeler
Film kötü değil. Yine Johnny Depp kendinden çok şey kattığı güzel bir film. Ama mesele şu ki insan Johnny Depp ve Tim Burton sentezinden süper filmler izledikten sonra bu film sanki çıtanın altında kalmış gibi geldi... Film kötü mü? Değil.

John Carter
Avatar'ı izlediniz mi? Benim en sevdiğim filmlerden bir tanesidir. Ve John Carter Avatar'ın yanında yerini aldı artık. Başarılı bulduğum bir başka filmdi yani. Güzeldi.


Can Sıkıntısı Bülteni | 12

Bir can sıkıntısı bülteni daha öyle mi?
O zaman ne yapıyoruz? Bir Aumm daha mı çeksek ne?
Neyse...

Will Smith'in efsanelerinden biri olan Umudunu Kaybetme filminden minik bir esintiyle; hayatımın bu döneminin adı...
Yok...
İşte hayatımın bu döneminin adı yok. Tek bir ada indirgeyemiyoruz.
Boşluk
Sıkıntı
Anlamsızlık
Hiç bir şey yapmama isteksizliği
Ve buna tezat oluşturacak düzeyde her şeyi yapabilecek olma hali...

Burçlara falan bakacak olursak muhtemelen kanı bozuk bir gezegenin geri çekimiyle, bir başka gezegenin yapmacık tavırları ve huysuz sürtünmelerinden ötürüdür bu son günlerin, bu halinin sebebi...

Ya da murphy kanunlarına mı atsak topu?
Yapmak istediğiniz/Yapacak çok şeyiniz varsa; hiç bir şey yapamazsınız diye bir kanun da biz mi sıkıştırsak kimse fark etmeden?

İşte bilindiği üzere bir can sıkıntısı bülteni bu.
Başlangıcının amacı olmadığı gibi, bitişinde de bir anlam bir amaç aramayın.

Şu dinleyin bir...




Bir Kitap: Ayışığı Kedisi

Bu aralar tuhaf bir can sıkıntısı ve boşluğun etkisiyle bir çok şey yapmak isteyip hiç bir şey yapmadığım zamanlar geçiriyorum. Tek iyi tarafı bu sıkıntılardan mütevellit biraz kitap okuyorum. Son okuduğum kitaplar daha çok şiir ve deneme türlerinden kitaplardı. Ve en son okuduğum kitabın özelliği bir bloggerın kaleminden dökülen kelimelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmış olması..

Ben çok samimi cümlelere tanıklık ettim kitabı okurken.

"Beynimin geri dönüşüm kutusunu kurcaladım ve içindeki birikimlerle harf harf döşeyip kelimeleri, bu kitabı hazırladım." diye sesleniyor Ayşım Okudan. Bence bir göz atın bu kitaba.




Yorum Farkı
|  Konuk Yazar: Ruhsuz Atmaca  |

- bu yazı 'Ruhsuz Atmaca' tarafından, erdikaradeniz.com'da yayınlanmak üzere yazılmıştır. -

Yorum Farkı
(Bir Kısa Deneme)

Bu hayatta ayrılığın yorumu cinsiyete göredir. Her yaşamışlığın bir durumu her zaman onu yaşayan cinsiyetin yorumuna göre değişir. Cinsiyette bu yorumu kendi durumuna göre yorumlar. Ama bakıldığı zaman erkek ve kadının yorumlama dürtüsü her zaman farklıdır.

Hani bir ara sosyal paylaşım sitelerinde popüler olan bir kadın-erkek karşılaştırması vardır. Fotoğraf ayrılık sonarsında ki durumları çeşitli resim ve altında yorumuyla anlatıyordu. O paylaşımda erkek mutluluktan bunalıma  sürüklenirken, kadın bunalımdan mutluluğa doğru uzanan bir durum içersindeydi.

Bunun temel sonucu aslında kadınların detaycılığı, erkeklerin ise genelciliği diye düşünebiliriz. Erkeğin o anda mutlu olması bir an için kendisini kadın düşüncesinde bulmasından kaynaklanır. İlk günleri mutlu olduğunu sanır, ama ileriye doğru baktığında ise bu porte değişir, çünkü artık benliği detaycılıktan genelciliğe önmüştür.

Kaybettiğin farkındadır ve bunalıma girer. Kadınlarda ise ayrılık sonrası gelen bunalımın nedeni ise benliğini erkek düşüncesinde bulmasından kaynaklanır. İlk günlerde mutsuz olmasının nedeni ileriyi düşünmesinden dolayıdır ama zamanla durumu atlatır ve 'değmezmiş' deyip yeni bir sayfa açar kendine.

Zamanla kadın ve erkek kendi yorumlama biçimine geri döndüğü için gerçek yorumlama belli bir süre sonra ortaya çıkar. Bu yüzdende erkek geneli yani ileriyi düşünme durumundan dolayı bunalıma girerken, kadın detaycılığı yani dakik yorumlama durumundan dolayı mutluluğa döner.

Konuk Yazar: Ruhsuz Atmaca
Bu Bir 'Yakında Geri Döneceğim' Yazısıdır

Efendim son dönemlerde çok yoğun ve yorucu günler geçiyorum. Bundan mütevellit bir süredir yazamıyorum. Bu doğru. Bu gerçek bir bahane; doğru...

Ama daha önemlisi son zamanlarda korkunç bir rehavetle boğuşmaktayım. Onun da etkisi büyük. Şimdi önümde ki hafta sınav haftam. Her ne kadar içimde ki ses sınavlara nezaketen katılım göstereceğimi söylese de pozitif düşünerek ders notlarımı masanın üzerine yaydım, onların refakatinde film izlemeye devam ediyorum.

Yani bir hafta sonra 'ahh keşke filmi sonra izleyeydim', 'lanet olasıca filmler' ünlemleri eşliğinde isyankar bir yazıyla aranıza geri döneceğim. Ki zaten taslaklar da yayınlanmayı bekleyen epey yazı birikti. Dört tane biraz film izledim var mesela...

Her neyse bana şans dileyin. Ve bu süre zarfında size okumalık, alternatif bir kaç bloggerı taktim edeyim. Onları okuyun mesela...

Melodram.
Okuyun onu. Blogger Magazin serüvenini e-dergi formatına çevirerek yepyeni bir atılım yaptı. Hatta bu saçma sapan rehavetime rağmen, ilk sayı için bende naçizane bir şeyler yazdım.
Bakınız link burada: Blogger Magazin

Beyaz Sayfa.
Beyaz Sayfa artık beyaz sayfa değil. Yepyeni görünümüyle, adıyla sanıyla geldi. Onun kimi zaman keyifli, kimi zaman hüznünüzü paylaşan yazılarını okuyun mutlaka. Ayrıca kadrajından çıkan fotoğraflara da göz atmadan geçmeyin.

Aslı.
Özel hayatında bir süredir olumsuz olaylarla mücadele eden Aslı en nihayetinde aramıza dönüş yaptı. Onun keyifli ve 'bizden' muhabbetine de tanık olun.

Cem.
Onu okuyan biri olarak onun yazılarını tanımlamıyorum ben. Orjinal mi desem, marjinal mi yoksa ikisi de mi? İyi yazıyor işte. O'na da uğrayın bir...

Hazal.
Aaa... Ama derseniz ki biraz şiire ihtiyacım var. Biraz şiir istiyorum. Şiirim geldi... O zaman sizi böyle alalım. Hazal'ın şiirlerini de tadın bence...

Şu şarkıyı da hatıralarımdan buldum. Hadi nostalji olsun.
Gittim o halde...



Biraz Da Müzik | 1
Şimdi 'Bir Kitap' yaftasıyla okuduğum kitaplardan dem vuruyorum ya ben ya da izlediğim filmler hakkında kişisel yorumlarımı blogun e-kağıdına döküp 'Biraz Film İzledim' diye yaftalıyorum; yayınlıyorum...

E bu niye olmasın ki...
Klasik olarak 'müzik ruhun gıdasıdır' sözüne sığınarak da başlatmıyorum bu diziyi. Daha çok üstteki resimde ki cümleden yola çıkıyorum. Keşke insanların müzik gibi ortak noktaları olsa bol bol... Güzel olmaz mı?

Yeni blog dizimizin ilk nüshasına biraz sakin/duygusal müziklerle başlıyorum.
Ben neler dinliyor muşum bakalım?

|1|
bu bariz favorimdir mesela

|2|
bu güzel mesela
'hiç böyle suskun kalmadım' derken çok şey anlatıyor gibi;
değil mi?

|3|
şimdi hakkını yemeyelim adamın
güzel şarkıları da çıkıyor işte

|4|
değerini, anlamanı, güzelliğini yitirmeyen şarkılar vardır ya hani
bence bu onlardan biri

|5|
özellikle son zamanlar da çok dinlediklerimden biri de bu

Bumerang - Yazarkafe