Bu Yazıyı Zevk İçin Yazdım!

Ben şunu da seviyorum aslında. Bir kere müzik güzel, hoş; sözler de öyle...
Sonra da şunu açıp: "şu an tüm; insanlara kırgınım!" diye kendime pesimist ayinler düzenliyorum.
Sıkıntısı bol
Sessizliği de
Yalnızlığı da

"Hayat mı ileriye gidiyor; yoksa ben mi geriye yol alıyorum? Bilmiyorum" demiştim şurada ben...
Ya hayata inat ileriye giden bir şey var; ya da geriye yol alan hayata ayak uydurup geriye doğru yol aldığımdan durumların iyiye çaldığını düşünüyorum. Çok karışık oldu bu. Neyse.

Bu aralar yeni başlangıçlar beraberinde yoğun ve yorucu günleri getiriyor. Ama problem değil. Nasılsa çok kısa bir süre için de her şey bir düzene girecek; yeniden dağılana kadar yeniden... Hayat bundan ibaret değil mi zaten. Dağınıklığı toparlayana kadar mücadele verip toparlıyoruz. Sonra toparlanacak bir şeyler olsun diye yeni bir dağınıklığa yelken açıyoruz. Bir çeşit döngü bu da işte.

İş değiştirdim. Hayırlı olmuş gibi...

Küçükken maruz kaldığım 'büyüyünce ne olacaksın?' sorularının psikolojik baskısı sonucu ruhumun maruz kaldığı sinir bozukluklarının etkisiyle olduğunu varsayaraktan: Büyük Adam Nasıl Olunur? sorusunu irdeliyorum.
Küçük yaşlar da çoğumuz doktor olmak istedik. Öğretmek olmak istedik. Asker olmak istedik. Çünkü bunlar aşılanıyordu bize. Sanki hayatın sırrına doktor olarak erişebiliyor muşuz gibi... Öğretmen olursak büyük adam olur muşuz...
Aslında düşünüyorum da: büyüyünce neden bir şey olmak zorundayız ki... Neden bir sıfata, bir kimliğe ihtiyaç duyuyoruz ki... Hangi mesleğin erbabı olduğumuz neden önemli?

Çalışmak için yaşamıyoruz oysa; tüm eylemlerimiz sadece ve sadece yaşamak için...
Öyleyse neden bu şekle bürünme telaşı. Hayatı rutine bağlamak ve tekdüze bir yaşam sürmenin nesi büyük adamlık?
Bu çok karışık oldu.
Bu kez harbiden neyse...

Can Sıkıntısı Bülteni yapmadan da sıkıldığımı belli edebiliyor muyum diye bir denedim sadece.

Ben o şarkıyı zevk için dinlerken; bu yazıyı zevk için yazdım.




26 yorum:

  1. arada böyle yazılar yazsana sen
    hepsi de doğru şeyler
    hani zaten değinilmesi gereken ya da değinilmiş konular ama sen tekrar günışığına sermişsin çok da güzel iyi olmuş

    büyüyünce ne olcan? adaaaammoooollcaaam..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arada yazıyim o zaman ben :) teşekkür ettim.

      Sil
  2. Hayatın özü tercihler üzerine kurulmuş gibi sanki Erdicim..Kanımca İyi Yaşama Sanatında doğru tercihleri yapan, ve inanan kişiler başarılı ve mutlu oluyorlar…Yani şöyle bir gerçek var ki..Özgürlük, Para, Kariyer, Aşk, Sevgi, Şan, Şöhret hepsini aynı anda yaşayan yoktur..Yani böyle bir şey yok..İyi meslek erbabı olmak demek herkesin ağzında pelesenk olmuş işleri yapmak değildir..Çok özele kaçıyorum bazen bu blog yorum ve yazılarımda ama örnek olması adınada paylaşmalıyız bu tarz anıları..Bak şimdi abimin üniversite puanı paşalar gibi Tıp Fakultesine yetiyordu..O, mimarlığı tercih etti..Güya bende İstanbulda o yıllarda ilk açılan güzel sanatlar lisesine yazılacak ve tüm hayatımı, meslek hayatımı Güzel Sanatlar Resim dalı üzerine yapacaktım..Annem ressam ve resim öğretmeni ya beni bu kariyer üzerinde görmek istemişti :):) Yeteneğin varmı dersen belki biraz var :):)Neyse annem öldü..Ne resim kaldı bende ne güzel sanat..Abim mimarlık fakültesini yarıda bırakmaya kalkıştı..Babamın tehditleri ile devam etti ve mezun oldu…Bense Kendimi hiç benle ilgisi alakası bile olmayan Bankacılık sektörü içinde buluverdim..Kariyerde yaptım.. Şimdi her iki kişi açısından baktığında para tamam , kariyer güzel ..Mutlumuyuz oldukça tartışılır…Özgür meslek erbabı diye bi bölüm yok mu yahu şu üniversitelerde ..Bitirelim biz o fakülteyi 4 senede ..Lisans yalnız..Bol kazançlı işimizde olsun..Şöyle en saygınından…:):)Güzel olurmu ki acaba ...Birde bu arada bu yorumuda zevk için yazdım..Belirtmek isterim!!!
    Can sıkıntısı arada iyidir..Düşünmeye sevk eder adamı..İyi düşünmek, doğru kararlar almanı sağlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne süper bir yorum olmuş bu :)
      İşte iyi meslek sahibi olmak demeyi her kesin ağzında pelesenk olmuş mesleklere sahip olmak demek olarak anlıyorlar. Bundan mütevellit 'şunu olcam' diyince burun kıvırıyorlar bir de. Zaten tüm insanlığın saygı duyduğu olmak istediği bir meslek türü yoktur ki dimi? Öğretmen olcam dersin bi kişi çıkar tebrik ederken diğer üç beş kişi 'artık atama olmuyor ya' dan girer 'öğretmenlik eskiden iyiydi şimdi öğretmen mi olunur' la kapatır. Üzerlerine vazife sanki...

      O yüzden kesinlikle üniversitelerde öyle bir bölüm flan açmalılar :)

      Can sıkıntısı arada bir kesinlikle iyi de bağışıklık kazandığımdan bende pek bi etkisi olmuyor gibi :))

      Teşekkür ettim yorum için :)

      Sil
  3. senin bu tarz müzikler dinlediğini bilmiyordum valla ama can sıkıntısı bülteni olmadan da sıkıldığını belli edebiliyormuşsun ehe böyle yazıları kendime çok yakın buluyorum. Çünkü normalde, günlük hayatta aklım hep böyle şeylerle dolu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kulağıma güzel gelen her müziği dinliyorum. Öyle sabit bir müzik tarzım yok :) Eskiden vardı. Orta okul yıllarımı arabesk müzik dinleyerek geçirdikten sonra, artık her güzel müziği dinleyerek o yılların neden olduğu açığı kapatmaya çalışıyorum :P

      Bunlar üzerine bir muhabbet seansı düzenleyelim en iyisi biz bi ara :)

      Sil
  4. Ben de işe gitmeden önce bir bakayım dedim ne var ne yok sen yazı yazmışsın kaçar mı hiç bir de baktım ki zevk için yazmışsın ben de zevk için okuyayım bari dedim :) Yine sıkıntılardayız galiba sana bir ara saçmalardan bir geyik ayini düzenleyeyim :)

    YanıtlaSil
  5. Bende büyüyünce öğretmen olmak isterdim. Belki de hiç büyümedim..
    Ben düşünmek istemiyorum şu iş olaylarını. Acayip canımı sıkıyor zira. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesleğin önemi yok işte bence
      Aç açıkta değilsen seni mutlu edecek uğraşların varsa yeterli. Bunları sağlıycak kadar para kazanmak yeterli :)

      Sil
  6. Bir de zevkle okuduk yazını :)

    YanıtlaSil
  7. Bir çeşit döngü dediğin kısma katılıyorum! Yeni işin hayırlı olsun diyelim, mutlu günlere Erdi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim... Hepimiz için mutlu günler olsun...

      Sil
  8. meğersem rapçiymiş bizi erdi :)

    zevk için yazılan yazılar hep daha samimi hep daha güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok rapçi değilim ya bazı şarkılar güzel sadece :)

      benimkiler genelde saçmaya kaçabiliyo ama :)

      Sil
  9. ben o müziklere hiç bulaşmadan kıyıdan kıyıdan okuyup yorumumu yazıp gitsem abestle iştigal etmiş olmam değil mi?

    zaten olan yorumumda buydu sanırsam da ne işi kuzum sen okumuyor musun? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))

      İş de var Okul da :)

      Sil
    2. Ooooo sen baya çalışkan çıktın bravo. Başarılar her ikisinde de

      Sil
  10. etiketler kimlikler hepsi boş.
    işini severek yapıyosan bak bu önemli işte.
    :)

    YanıtlaSil
  11. iyi ki yazmışsın bunu.
    büyüdükçe neden bir kalıba girme gereksinimi olur ki insanlarda, çevrede. o kısmı ben de anlamış değilim. çoğu şey gibi ben de buna karşıyım işte.
    en güzeli, olduğun şeyin en iyisi olabilmek sanırım. hangi iş olursa olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında o kısmın anlaşılırı bir yani yok bence. Toplum psikolojisi işte...

      Bence de...

      Sil
  12. Çocukluğumuzda iki soruyla karşılaşırız hep. Bunlardan biri büyüyünce ne olacaksın. Ben köylü çocuğu olduğum için köy muhtarının duruşu o zamanlar beni etkilerdi. Büyüyünce muhtar olmak istiyorum derdim. İkinci soru anneni mi daha çok sevylorsun, babanı mı sorsuyla karşılaşırdık. İşte o zaman ikisini de cevabı verdiğimizde sınıfta kalırdık.

    Bu tür yazılar bir düşünce ufku açıyor. Devam yazmaya. Keyif aldım doğrusu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet klasik iki soru :)

      Çok sevindim, yorumunuz için çok teşekkür ederim...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.