Görenek Sorunsalı


Özellikle bundan bir kaç yıl öncesinden daha da çok muzdarip olduğum bir konu var ki; şöyle...

Eve bir misafir geldiğinde, o ortamda oturmak gibi bir zorunluluğunuz vardır. Gelen kişi tanıdığınız, bildiğiniz biri olunca zaten oturursunuz da, mesele, hiç tanımadığınız sizinle alakası olmayan biri geldiğinde de o ortamda oturmak zorundasınızdır.

Gelen kişi filancının dıdısının dıdısıdır. Aile büyükleri bir sohbet halindedirler. Memleket meselelerinden girerler kendilerince, memleketlerinde ki akrabalarına kadar uzanırlar. Tabi siz ne o bahsettiği kişileri bilirsiniz, ne konuya vakıfsınızdır. Öyle, tabir-i caiz aptal bir hal içinde oturur, o ortamdaymışsınız gibi davranırsınız. Halbuki sadece bedenen teşrif ediyorsunuzdur oraya... Anlatılamaz bir sıkıntıyla cebelleşiyorsunuzdur.

Esasen o ortamda bulunmanız, gelen misafir açısından pek bir önem teşkil etmez. O da sizi doğru düzgün tanımıyordur. Aile büyükleriyle sohbet halindedir ve sizin o ortamda bir biblodan farkınız yoktur. Hani siz kendi odanıza geçseniz misafirin ruhu bile duymayacaktır. Ancak böyle bir şeye yeltenirseniz peşinizden aile büyükleri gelip; 'o misafir', 'ayıp', 'büyüdün artık' konularını kapsayan bir gelenek - görenek konuşması yapacaktır.

Derdinizi anlatabilirseniz ne ala; aksi takdirde 'biblo olma' denemelerinize devam edersiniz.

Bizden önce ki kuşaklar ve bizim kuşaklar, hatta bizden sonra ki kuşaklar arasında ki düşünce farklılıkları bir uçurum kadar...

Hepsinin düşüncesi de kendilerine göre doğru!
Peki orta yol nedir? Var mı kuşaklar arasında ki bu iletişim kanal farklılığına bir çözüm getirebilen?

19 yorum:

  1. O kanalları birleştiren , temelinde anlayış, sevgi, saygı ve hoşgörü bulunan köprüler kursak mesela ..Olurmu ki? Ne dersin Erdicim? :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle olmalı...
      Ama o köprüler çift taraflı çabayla kurulur ki anca :) Bizi bir biblo gibi o ortama dikmeyi sürdürerek diil :)

      Sil
  2. Bir de hiç alakan olmasa bile sana yönelip bir şey anlatmaya kalkarlar ya o ortamda heni dinleyen olmayınca.
    Sen de saf saf başına sallarsın hı hı evetler falan.
    Hiç sevmem.
    Bu arada Senin yorumunu görmüştüm.
    Huzursuz Ruhum dan yani aslı dan haber var. bloğuma bakarsam gereken yazıyı yazdım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle suratına yerleştirdiğin sahte bir gülümseyiş yüzünden yanaklara kramp girer, sürekli 'heheh', 'aynen aynen', 'tabi ya' gibi garip ses ve ünlemlerle sürdürmeye çalışırsın. Lanet bir durum :D

      Evet okudum, çok teşekkür ederim bilgilendirdğin için...

      Sil
  3. böle durumlarda çok uykum gelir ve uyuklarım.
    :)
    çözüm bu.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine olayı kestirmeden çözmüşsün deep. Bizde yapabisek yaa :)

      Sil
  4. Kızma ya sabret az yanlarında ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ediyorum ya, mecbur yani insanları kırmamak lazım ama bir gün gelip biz patlamadan önce onlar biraz anlasalar ya :)

      Sil
  5. en güzeli kalkıp odana çekilmek.arkadan gelen aile büyüklerine de dert anlatmak mümkün değilse kulakları tıkamak en istenilen sonucu getirir diye düşünüyoeum.bir-iki-üç derken onlar da bunu kabullenir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık uygulanan yöntem bu oluyor son safada. Sonra kötü oluyoruz ama yapcak bişey yok :D

      Sil
  6. Ebru i.s.Dogru söylemiş.Sen boşver başkalarının ne düşündüğünü,onlar anlamaz insan halinden.Ben de deeptone gibi yapıyordum yalancıkdan :)buseferde çımdikleniyordum aman ne ayiiip mış da gelenin yanında uyumak :)taki cıldırana kadar,ama röl yaptım başka carem yokdu :)) dedi koducuları dinlemek zorundamıyız yahu?sende yalancıkdan cıldırır gibi yap ve öğle begırki seni uyaran her kimse arkasına bakmadan kacacak inan bir daha senide böle şeylere alet etmiyçek.Söylemesi benden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe :D :D
      İnşallah bi daha gerek kalmaz ama kalırsa bi asileşiriz :D

      Sil
  7. :D Biz olayı çözmüşüz. Niye? baştan tavrı koymuşuz. Adımız çıkmış "yabani"ye. Artık gelen giden hiçbir misafir bizi yanında aramıyor, tabiki annemde. Zira bi hoşgeldiniz dedikten sonra, ortadan kayboluyoruz. :D Ee adımızda çıkıyor böylece. Birde kız olunca. Erkeklerede bu kadar baskı var mıydı yaa.. hiç bilmiyordum. Benim abim genelde oturur hep Tv bakar. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrusu artık bende o yabani durumundayım pek kasmıyolar; ben tv izlemem ya o yüzden sıkılıyorum ya zaten :D

      Sil
  8. Bak bende hep bu kızların sorunudur diye biliyordum. Demek erkeklerde muzdaripmiş bu konuda. Ve bu görenek sorunsalını çok güzel anlatmışsın. Boş sözler veya dedikodudan hariç bi verimli sohbet yapılsaydı küçükler büyüklerden istifade ederdi kanaatimce.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle, konular boş ve saçma olunca insan sıkılıyor işte :)

      Sil
  9. ayy neyse ki benim bu sene bahanem hazır! Eheh ben sınava hazırlanıyorum test çözmem lazım diyerekten kapanıyorum odama. Mis gibi valla ehe. Ama seneye için çözüm fikireri olan varsa çok makbule geçebilir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak yukarıda güzel öneriler geldi bi incele :))

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.