Yapmak isteyip yapamadığınız şeyleri yapma vakti gelmedi mi artık? Bu gidişat iyi değil ve buna bir son vermek gerekiyor.

Mesela sizin de okumak istediğiniz kitaplar var. Ama ne zamandır elinize kitap aldığınız yok. Ne zaman yeltenseniz; olmuyor öyle değil mi? Muhakkak başka bir şey, bir kişi ya da durum çeliyor aklınızı.

Oysa sizin ders çalışmanız gerekiyor, bitirmeniz gereken bir okul ya da kazanmanız gereken bir sınav var. Ya da 'ölmeden önce izleyeceğim yüz film' başlıklı listeniz de izlenecek film sayısı hala yüz ama denk getirip izleyemediniz bir türlü. Okumak istediğiniz kitapları söz konusu bile etmiyorum. Okumak istiyor, alıyor ve kitaplığınızın rafına yerleştiriyorsunuz. O kadar...

Formül çok basit aslında... Ben kendimden örnek vereyim de siz anlayın.

İzlemek istediğim filmler listesinde ki sayıyı sınav dönemlerimde erittim. Ne zaman bir sınavım olsa (ki öğrenci psikolojisi olarak sınav hazırlığı son güne kadar, hatta sınav çok erken saatte değilse sınavdan bir kaç saat öncesine kadar ertelenir) ders çalışma arzusu olmadığı gibi gerekliliği de beni terk ederken, yerine inanılmaz bir film izleme isteği geliyordu. Ya da kitaplar... Onlar da öyle. Bir ara gitara merak sarmıştım. Ve onu da sınav dönemimde öğrenmeye başlamıştım.. Bir ritüel gibiydi önce gitar çalışmaları, sonra istemeye istemeye on, bilemediniz on beş dakika ders çalışıyordum. Vicdan rahatlatmaktan başka bir şey değildi...

Bu aralar yine böyle mesela. Sınav yaklaşıyor... Bende harıl harıl film izliyorum, dizi izliyorum, kitap okuyorum, gitarla seviyeli bir ilişki sürdürüyorum, dinleniyorum... Ders... Ya ona vakit kalmıyor işte Allah sizi inandırsın...

Sözü fazla uzatmayalım. Yapmak istediklerinizi ertelemeyin. Hemen elinize bir defter, bir kitap alın. Matematiğe bakın, tarihe bakın, iktisata falan bakın. O kitapları falan görmeniz yetecektir sizi esas yapmak istediğiniz eylemlere sevk etmeye. Formül bu.

Ayrıca bu formül uykusuzluk çekenler için de birebirdir. Uyuyamıyorsanız derhal bir ders kitabı edinin. Bu kadar basit…