AŞK: Şımarık Bir Çocuk!

Söylemek istediklerim vardı bu aralar, Nana' da peçeteye yazılı isteğini bana iletince dedim ki yazayım; naçizane yazdım...

---
Aşk çokta iyi bir şey değil aslında. Aşık olmak demek, güpegündüz mantığından vazgeçmek demek!
Aşk öyle illet bir şey ki; burnu kaf dağında!
Sen aklını, mantığını bir kenara koyup en savunmasız halini ona sunmazsan asla gelip de yüreğine girmiyor. Tam bir teslimiyet istiyor yani...

Ayrıca çok da nazlıdır. Ona duygularınızı, ruhunuzu açtığınız anda yan etkileri başlar. Sabahları erken uyanmaya ama geç saatlere kadar yataktan çıkmamaya başlarsınız. Dünyanın tüm yükü üstünüzdeymiş gibi bir ağırlık yüreğinizi sıkıştırırken, saçma sapan hüzünler yüzünden suratınız da Küçük Emrah sureti daimi hale gelmeye başlar. Mideniz bile havalara girer, hiç bir yemeği kabul etmez. İki lokma yiyebilmek için bile onunla olmayı şart koşar. O gelir... Karnınız doyar yani...

Ya o olacak, ya da siz yerle bir olacaksınızdır. Kaçarı yok...

Dedim ya şımarık bir çocuk. En yaramaz bir çocuğun, şımarıklıkta son raddeye geldiğini düşünün; heh işte aşkı gördünüz!

Zordur yani. İnsanın eli kolu bağlanır, dili düğümlenir adeta. Nefesi kesilir, hayatı değişir. Zaman su gibi akıp geçer o varsa; her saniye bir saate döner ya da o yoksa...

Şimdi demeyin hiç; "madem öyle uzak dururuz, hiç bulaşmayız biz aşka" diye...

Size soruyor mu zannediyorsunuz. Görüş alanına girdiyseniz eğer bir anda onun tutsağı haline gelebilirsiniz. Öyle bir şey ki bu; gözlerinizi kapatırsınız açtığınız da bir özlem duymaya başlarsınız, usulca kulağınıza gelen melodiler olur, bir melankoli saunasında boğulurcasına ağlamaklı anlar geçirmeye başlarsınız. Bir madde bağımlılığı gibi; o olduğu anda her şey dinerken, ondan uzaklaştığınız anda delirmeye başlarsınız. Tek farkı bu maddeye damarlarınızdan değil yüreğinizden alırsınız ve ilk deneyimi o kendisi yapar. Size sormaz hiç "aşk lazım mı?" diye... Olunca anlarsınız...

Ee hadi diyelim ki oldu. Tüm bu sıkıntılar bitti mi? Elbette hayır! Çünkü aşk egoisttir. Hele ki karakteriniz de ya da karşınızdakinin karakterinde egoist bir yapı varsa ve aşk buna ilave oluyorsa bittiğiniz andır. Tam onsuzluğun sancısı geçti derken, egolar devreye girer ve "istiyorum" lar başlar. "Şunu yapmanı istiyorum!", "Şuraya gitmeni istemiyorum!", "Oraya bakmanı istemiyorum!", "Benimle gelmeni istiyorum!", "Hemen o otobüsten inip şuna binmeni istiyorum!", "Dışarı çıkmanı istemiyorum!" gibi... Bu "istiyorum" lar birer emirdir göründüğü üzere...

Bu kadar mı? Tabi ki hayır...

Aşk kıskançtır. Aşırı kıskançtır hem de... Karşındakiyle birlikte dozajı ayarlayamazsanız her şey yerle bir olur. Bırak biriyle konuşmasını, birine gülümsemesini, dokunmasını, düşünmesini bile kıskanırsın. Bunu aşk yaptırır...

He bencildir de aynı zamanda. Hep bir ilgi bekler, alaka bekler, hep beni düşünsün ister; ama hep o bir şeyler ister, hep o fedakarlık bekler, hep o tatmin edilmek ister, hep o mutlu olmak ister... Bir ilişkinin iki kişilik olduğunu unutur mesela... Belirsizlik ve ilgisizlikten hiç mi hiç haz etmez. Çoğu zaman da bu sebeplerden son bulur zaten.

Bu kadar mı kötü bu illet? Madem öyle hadi gönderelim gitsin diyemezsin! Girerken sana mı sordu ki çıkarken sorsun?

Esas mesele şu ki...
Tüm bunlara rağmen hepimiz aşk'a aşığız...
Neden diye düşündünüz mü hiç? Diyelim ki düşündünüz, bir neden bulabildiniz mi?
Hayır...

Dedim ya "aşkın bulunduğu ruh ve bedende mantık barınamaz". Ee soramazsın, sorsan bulamazsın haliyle...

Aşk bir başkadır...
Ne onunla olur, ne onsuz...
Ama aşk olsun isteriz hep...

İnsan oğlunun çetrefilli yaşantısında nedeni bulunamayan, gizemi çözülemeyen konulardan bir tanesidir bu işte...

Nereden geldik buraya?
---

Nana,
Aşk, tatmin edilmesi en zor egoist olgudur!
Bence...

6 yorum:

  1. konuşdukça çoğalan konu

    YanıtlaSil
  2. Sen sorduğum sorunun cevabından uzak olduğunu düşünmüşsün yazdıklarının ama aslında tam da sorduğum sorunun cevabı bu yazı.
    Beni kırmayıp isteğimi geri çevirmediğin için, üstüne üstlük hemen bir yazı yazdığın için çok teşekkür ederim :) Nerede emo kalplerim heh <3<3<3<3

    :::Günün şarkısı:::
    "Ben anlarım çünkü
    En iyi ben tanırım seni
    Ben anlarım sakladığın seninledir
    Duvarların sağlam yıkılmaz sanıyorsun
    Sen öyle zannet ben anlarım"(multitap)

    YanıtlaSil
  3. Heh güzel o zaman, rica ederim. o emo kalpler yine karşıma çıktı :P

    şarkı da güzelmiş, ilk kez dinledim...

    YanıtlaSil
  4. Ya olmasaydı? ya hiç aşık olmasaydık erdi nolucaktı? ya hiç tanımasak, yaşamasaydık. İyiki aşık oldum hala çok acı çekiyorum ama iyiki onu tanıdım ve iyiki aşk denen şey var..

    YanıtlaSil
  5. işte tam da bunu demeye çalıştım. herşeye rağmen onu seviyoruz işte...

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.