720 Saat Sonra; Nefes Alıyorum


Bir dost
Gitti

Yaklaşık olarak 720 saat geçti. Saniyelerin bana inat geçmediğine inanmıştım oysa ki ama ben farkına varamasam da zaman yine akıp geçti. Ben ki zamanın hiçbir şeye iyi gelmeyeceğini düşünen biri olarak, zamana bırakıldım ve geçen 720 saatin sonunda; evet iyiyim. Nefes alıyor bu hurda hala...

Her şey bir anda altüst olmuştu. Darmadağınık bir haldeydim. Bu gidiş öyle böyle bir gidiş değildi. Tüm duygularım, düşüncelerim, umutlarım, hayallerim herşey yerle yeksan olmuştu. O biçim... İçten çökertilmişti cumhuriyetim. Ee durum bu olunca ipini koparan deli danalar gibi bir oraya bir buraya savrulmuş zaten batışa geçen hayatı iyice batırmıştım. Bir güvenin yerle bir oluşunu seyredip, insanlara nasıl güvenebilirim artık? diye sorgularken, aynı zaman da bu kırgınlığı tamir edecek, içimde ki bir çare kalan çocuğa şefkat gösterecek birilerine güvenme arayışım da çok ironikti. Zaten bu ironi de; o yıkıp gidişin ardından bir reaksiyon sonucu meydana gelecek hatalar zincirimin minik bir halkasından başka bir şey değildi.

Öyle bir gidişti ki bu; arkadaşlıkları geç, dostlukların bile baki olmadığı üzerine atıp tuttuğum tüm teorileri haklı çıkartmıştı. Haklı olduğum için yerle bir olmuştum bende. Ne tuhaf...

Gidişi bir sonuçtu hiç şüphesiz ancak sonuçların nedeni olması gerekmez miydi? Yaptığım tek şey sorgulamak oldu. Saatlerce... Günlerce... Haftalarca... Bu gidişi haklı çıkartacak ufacık bir sebep bulabilmek için sorguladım durdum. Hiç bir sebep yoktu! Zaten öyle aniden olmuştu ki, o kadar kısa bir sürede vuku bulacak bir sebep de olamazdı.

Bu güven kırıklığımın yarattığı boşlukla altüst olan hayatım sonucu, mantığa dair belirtiler gösteremez olmuştum, duygusal bir ergen içime kaçmış gibiydi sanki, boğazımda bir yumru eksik olmuyordu. Saatler birbirini izliyor, kendimi sorgulamaya devam ediyor ama bu sonuç için bir sebep bulamıyordum. 

Yaklaşık 720 saat geçti.
Geçen zamanın sonunda uğradığım bu şokun etkisi az da olsa azalınca mantık belirtileri göstermiş olmalıyım. Sorgulamayı bıraktım. Bu gidişi kabullendim.

Artık sebebini öğrenmek istemiyorum. Çünkü giden, yalanlarıyla bir güven inşa etmek de ne kadar profesyonelse, bende o sahte güvene kanacak kadar profesyonel bir aptalım. Dinlersem bir kez daha inanırım. O yüzden sebebini artık umursamıyorum.

Gitmeyi seçen, gittiği yerde kalmalı bu saatten sonra. Bir nedeni olmaksızın gidenin, geri dönmek için de bir nedeni olmamalı. Hadi döndüğünü varsayalım; artık onu bir bekleyen olmadığını bilmeli.

İşin tuhaf tarafı her yazım da ya güvenden bahsediyorum, ya güvensizlikten.
İşin komik tarafı ya sarsılmaz bir güvenden bahsediyorum, ya da güven kırıklığıyla yerle bir oluştan.
İşin ironik tarafı da o sarsılmaz güvenin de, bu yerle  bir eden güven kırıklığının da kahramanı aynı! 
Yani bu aralar trajikomik bir oyun sahneleniyor hayatımda, fon da melankolik bir melodi. Ben de etkisiz bir seyirci gibiyim kendi tiyatromda...

Bir dost
Gitti

Ama 
Geçti

Ne garip! Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğiniz de, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz...


bu metin bu şartlar altında ölemem adlı e-kitabımda yer almıştır

4 yorum:

  1. Erdi içimden çok fena küfür ettim, sana değil yahu o "dostuna".
    Bi 720 saat sonra da hayatındaki kavramlar değişecek. Şu an dost dediklerine "arkadaş", arkadaş dediklerine "tanıdık" diyeceksin. Sanırım yani... Benim öyle olmuştu. Hala da öyle.
    Yeri geliyor insanın kendi bile, kendine düşman oluyor. Dost neymiş? Nerdeymiş? Tey teeeyyyy

    YanıtlaSil
  2. Şu an hayatımdakileri kalanlar ve gidenler olarak adlandırıyorum :/ sanırım

    YanıtlaSil
  3. Bazen bir şey okurum, biter. İçimde bir boşluk olur, tekrar okurum o eksik olan parça tamamlanır ama bu seferde kalırım öyle..

    YanıtlaSil
  4. İşte aynen öyle bir durum bu, çok güzel özetlemişsin Aslı...

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.