Dün Yaptıklarımı Yapmasaydım?


Her insanın hayatında keşkeler vardır az da olsa. Pişmanlıklar vardır; ki insan doğası gereği pişmanlıklara gebe bana göre... Hatalar insanın olmazsa olmazıdır. Zira tecrübe, biriken hataların toplamıdır bir anlamda.

Yanlış zamanda yanlış yerde oluyoruz bazen, yanlış insanlar çıkıyor karşımıza, yanlış insanları seçiyor, onlara güveniyoruz bazen. Yol ayrımlarında yanlış yollar seçiyoruz ve bazen olmamamız gereken yollar da yürüyoruz. Boyumuzdan büyük işlere kalkışıyoruz bazen. Hepi topu insanız sonuçta. Bazen zamanın akıp gittiğini unutuyoruz, hatta bazen onu durdurabileceğimize, geri alabileceğimize falan inandırıyoruz kendimizi... Yani saniye başına binlerce hata düşüyor aslında.
...

Gelin görün ki pişmanlıklarıma pişmanlık gözüyle bakamıyorum. Keşkeler dilimin ucunda ama söyleyemiyorum; bir şey engelliyor beni. Saniye başına düşen hata sayımı hesaplayamayacak kadar çok hata yaptım ve yapıyorum. Ama geçmişe döndüğümde pişmanlık duyamama gibi bir sorun var (genel olarak).

Geçmişe göz attığım da yanlış insanlar görüyorum; hatalı kararlarım sonucu hayatıma giren, hayat sınırlarımda geçirdikleri her saniyenin benim için yeni bir hata olduğu insanlar... Anılarım da ve geleceğim de kalıcı ve hatırı sayılı hasar bırakan insanlar. Dönüp bakıyorum onlara; pişman olmuyorum!

Bu çelişkiyi uzun süre çözmeye çalıştım. Bir zaman sonra taşlar yerine oturmaya başladı ama o kadar karmaşıktı ki yalın, anlaşılır bir şekilde nasıl özetlerim bilemiyordum.

Geçmişte yaşadığım o hatalar, hayatımda büyük değişikliklere, büyük kayıplara yol açmışlardı. Ama diğer yandan sütten ağzı yanan misali, biriken hatalarım tecrübeye dönüşmüş, önümü daha iyi görür bir hale gelmiştim. İşte bu yüzden hatalı kararlarım sonucu hayatımı altüst eden, anılarımı kana bulayan o yüzlere pişmanlık gözüyle bakamıyordum. Onların bana kazandırdıkları tecrübeydi sonuçta önümde ki tünele ışık tutan!

Ben zihnimi kemiren bu karmaşayı çözdüm.

Çözdüm ama karmaşık düşünceleri yalın ve anlaşılır bir şekilde nasıl anlatabilirdim ki?

...

İşte tam bunu düşünmeye başlamıştım ki; düşünmeme gerek olmadığını fark ettim. Bunu benden önce birisi zaten yapmıştı...


Bugünkü aklım olsaydı, dün yaptıklarımı yapmazdım!

Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım, bugünkü aklım olmazdı!
(Yunus Özyavuz-!-)

İşte bütün mesele...







birmilyonkalem.com üzerinden okumak için tıklayın.




12 yorum:

  1. Herkesin geçmişe dönük hataları vardır bazıları bunları düşünüp hayıflanırken bazıları da onlara 'keşke'lerle değil her şeye rağmen 'iyi ki'lerle bakar.Yapılan hatalardan ders çıkarabilmek onlara gülümseyerek bakabilmek kendine yapabildiğin en büyük iyiliklerden biridir bence.Seni de geçmişteki hatalara keşke gözüyle değil tecrübe edindim iyi oldu gözüyle bakabildiğin için yürekten kutlarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptığımız hatalardan ders çıkartmak zorundayız, onları pişmanlık olarak dışlamak önce bize zarar verir bence. Bizi geliştiren, eğiten hatalardır bence. :) Teşekkür ederim...

      Sil
  2. Erdi yorumum kel alaka olacak ama ne kadar temiz bir yazı olmuş bu böyle.
    Her anlamda bayıldım (L).

    Herkesin hayatında tabiiki de hatalar var ama bugünki aklımız, halet-i ruhiyemiz olsaydı o hataları yapmazdık zaten. Neydi? Tarihi olaylar günün şartlarına ve imkanlarına göre değerlendirilmeliydi.

    Hatalardan ders çıkartmak güzel, hataların olduğunu kabul etmek de güzel, kendini törpüleyip bunların çok fazla pişmanlık yaratmamasını sağlamak da güzel. Fakat bence en güzeli insan o olaylarda gereksiz bir kişiye hiç haketmediği şey olan "zaman"ı verdiğini anlayabilmek. Ha bir de "ya şöyle bir olay olmuştu ve ben o olayda şunu yapmıştım. O kişi hiç haketmiyordu." diyebilip, bu yöndeki hatamızı da kabullenebiliyorsak, yeme de yanında yat... İnsan hep kendini "suçsuz" görmeye meyilli sonuçta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İşte en kötü şey insanın kendini "suçsuz" görme eğilimidir. Oysa ki açıp tüm kartları gerçeğin farkına varsa herşey onun için daha iyi olur. Elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum ben de :) Teşekkür ederim...

      Sil
  3. Geçmişe baktıgımda yaptıgım ve yaşadıgım hiç bir şey için pişmanlık duymuyorum.

    Pek çok hata yaptım ve hala yapıyorum ama ben buyum napim..

    Sen zaten son sözlerinle noktayı koymuşsun.

    YanıtlaSil
  4. bu yazının pişmanlıktan uyuyamadığım gecelerin üstüne denk gelmesi tesadüf mü acaba Erdi?

    2 saatlik uykuyla duruyorum ve bu aralar kendimden nefret etmekle meşgulum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir tesadüf olmuş o zaman. Kendini yıpratma. Hatalarının seni olgunlaştırmasına izin ver, kendini üzmek iyi gelmez ki. Ayrıca nefret etmek ne demek; haksızlık etme kendine.

      (Çok felsefik oldu; Nihan Doğan gibi Türkiye guru olmaki için çabalıyorum :P )

      Sil
  5. "ama o kadar karmaşıktı ki yalın" çok doğru söylemişsin.:))

    yalın olan yaşamımızı çoğu kez biz karmaşık sanıyoruz.Oysa 2+2 nin 4 etmesi kadar net durum.yaşamıma 'keşke' den çok 'iyi ki' oturttum o yüzden acıtan olaylar bile benim 'ben olmam'olabilmem için gerektiğini
    aklımdan çıkarmadım...tabii ki ilk deneyimlerde bu böyle olmuyor;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de haklısınız.
      Şu 'keşke' lerden kurtulmak şart! Ancak pek kolay olmuyor gibi; o kadar çoklar ki...

      Sil
  6. Ama tüm bu keşke ler sonrası olgunlaştığımızda iyi ki ler başlıyor:))

    sen daha keşke li yaşlardasın da ondan yani..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ee güzel o zaman :) 'iyi ki' ler çok bekletmese bari :D

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.