Eyvah Mim | 2


Mimlendim. :)


Son günlerde takip ettiğim bloglarda rastlıyordum bu yeni mim konusuna. Direkt benim ilgi alanımla alakalı olduğundan acaba bende mimlenir miyim diye uzaktan uzaktan melül mahzun bakarken sevgili blogger Aslı'dan o güzel mesaj geldi. :) 

Geldi gelmesine de şimdi esas sıkıntı başladı. Çünkü mim konusu; en sevdiğim, izlemekten asla sıkılmayacağım üç filmi, neden bu kadar çok beğendiğimi de ekleyerek yazmak! Peki nasıl yazacağım. O kadar çok film var ki... Beğendiğim, keyif aldığım, izlemekten sıkılmadığım... O yüzden şöyle bir torpil yapcam kendime; mimin konusu üzerine üç film yazacağım, ayriyetten bir kaç tane de promosyon film yazacağım. :) 
Mimleyeceklerim yaptığımı yapmasın... 



Birinci film: İncir Reçeli.
İncir Reçeli'ni en son kaçıncıyı izlemiştim hatırlamıyorum. Sanırım beş kez falan oldu. Çok beğendiğim çok etkilendiğim bir film. Zaten şurada da yazmıştım. Ama özetlemek gerekirse bu filmi bu kadar çok önemsememin nedeni; en başta konusu. Ve bu konuyu filmin belli bir kısmını kadar (o metro sahnesine kadar) o kadar güzel saklıyorlar ki; o sahne geldiğinde insanın kanı donuyor adeta. Ayrıca oyunculuklar, senaryo vs. hiç girmiyorum. Ben sevdim abi!



İkinci film: The Illusionist (Sihirbaz)
İzleyip etkilendiğim bir film daha. Yakın zamanda arkadaş tavsiyesi üzerine izledim ve çok beğenmiştim. Hikaye, kurgu, oyunculuklar çok başarılıydı. Filmin sonlarına yaklaştığınızda artık fantastik bir film izlediğinizi ve sihirbazın gerçek üstü yeteneklerinin olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Ve tam o anda gerçeğe döndürüyor sizi film. Harikaydı.



Üçüncü film: Schindler's List (Schindler'in Listesi)
Bu film hakkında bir şey söylemeye gerek görmüyorum. Yaklaşık üç buçuk saat süren bir filmi izledikten sonra; harcadığınız üç buçuk saat için pişmanlık duymuyorsanız. O film güzeldir. Daha ne söylenebilir ki?
Liam Neeson ve Ralph Fiennes gibi oyuncular var ayrıca.


Dediğim gibi; mim konusu üzerine üç film yazdım. Ama beğendiğim o kadar çok film var ki, bir kaç tanesinin ismini yazmadan edemiyeceğim:

- The Lake House (Göl Evi)

- The Green Mile (Yeşil Yol)

- Jeux D'enfants (Cesaretin Var Mı Aşka?)

- Seven Pounds (Yedi Yaşam)

- Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli)

- Kaybedenler Kulübü

- Avatar

- Baseketball

bla bla bla...

Beni mimleyen Aslı'ya teşekkür ediyor ve bende b3ngü, Elif Ayvaz, Tuba Genç ve Kırmızı Başlıklı Pollyanna'yı mimliyorum.



14 yorum:

  1. Bi baktımda ne çok aynı filmleri izlemişiz :) mimdeki üç filmide severek izlemiştim. Digerlerinide öyle :)

    Ayrıca çok tsk ederim, kabul ettigin için :)

    YanıtlaSil
  2. Bu mim de mimlenmek istiyodum :) O yüzden bende çok teşekkür ederim :)

    Ayrıca hem kitaplarda hem filmlerde aynı türlerden hoşlanıyoruz belli ki :D

    YanıtlaSil
  3. incir reçelini nedense fazla abartıldıgını düşünürüm. tabii zevk meselesi ama ben fazla sevemedim:) oysa dram, romantik filmler izlerim. hem de epey izlerim ama bilemiyorum sevemedim o filmi. ama diğer filmlere laf söylenmez:)

    YanıtlaSil
  4. Ben konuyu ve işlenişini sevdim. Dediğim gibi filmin belli bir kısmına kadar kızın hiv pozitif olmasını saklayıp metro sahnesinde söylediklerinde çok etkilenmiştim. Tabi dediğin gibi zevk meselesi :)

    YanıtlaSil
  5. İncir Reçeli... Çok şey duydum üzerine ama daha izlemedim. Sanırım izlemek için biraz gündemden düşmesini ve izlerken beni çok fazla ağlatacak bu psikolojiden kurtulmayı bekliyorum... Ama bir tavsiye de senden geldiğine göre, izlenecekler listesinde ilk 5'e alıyorum.
    The Illusionist filmini bugün ya da yarın izlemeye karar verdim bence onu da seveceğim, hatta sana fikrimi de söyleyeceğim :)
    Tavsiyelerine geldiğimde, göl evi benim hayatımın filmidir, alakalı alakasız bir sürü sebepten dolayı. Ve o film bence de muhteşem...
    Mim için çok teşekkür ederim, hatırlanmak iyi geldi. Yanıtlamaya çalışacağım.
    Ha bir de bu aralar azıcık yorumlarımı eksik ediyorum ama tüm yazılarını okumaya devam ediyorum ben ;)

    YanıtlaSil
  6. İşin doğrusu incir reçelini hangi psikolojide izlersen izle ağlarsın gibime geliyo :)

    The Illusionist filmini izle pişman olmazsın, yorumunu bekliyorum :)

    Göl Evi'nin yeri her zaman ayrıdır. İlk izleyişim çok eski bi zamandaydı :) ve toplamda kaç kez izledim kimbilir bambaşka bi film bence de :)

    Hatırlanmak için unutulmak gerekir :) ama rica ederim.

    Olsun... Okuman da güzel, teşekkürler :)

    Okuduğum en uzun yorum ünvanını sana, bir yoruma en uzun cevap ünvanını da kendime vererek bu yorumu noktalıyorum :)

    YanıtlaSil
  7. Ben de bu ünvanı büyük bir gurur ve mutlulukla alıyorum o zaman :)
    Ve sanırım hatırlanmaktan daha da güzel olan, unutulmadığını duymakmış :)
    İncir reçelini sonraya bırakıyorum o zaman ama Illusionist'i kesinlikle izleyeceğim ve yorumlarımı da belirteceğim.
    Hadi sevgiyle kal :)

    YanıtlaSil
  8. teşekkür ederimm. açıkçası bende incir reçelinin sadece belli yerlerini izledim ama baktım farkına varmadan salya sümük moduna girmişim daha fazla dayanamadım.

    bengüüü bencede sen incir reçelini sonraya sakla kuzum

    Erdi senin yorum bölümünü kendiminmiş gibi hiç çeknimeden kullanıyorum, bengüye falan sesleniyorum sorun olmuyor dimi ehehe

    YanıtlaSil
  9. Bu blog da sana hisse veriyorum :) İstediğin gibi kullan polly :D

    YanıtlaSil
  10. heyooo senin blogun benim blogum, benim blogum yine benim blogumdur erdi :D çok da yüzsüzümdür :P

    YanıtlaSil
  11. Blog alemi seni böle her halinle kabullendi :) Tabi bende sıkıntı yok :))

    YanıtlaSil
  12. ahaha kendimi çok şımarık hissettim bak :D

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.