Sana Dair Bir Kaç Söz


Seni benimsemişim farkında olmadan. Seni çok mu iyi tanıyorum? Emin değilim! O halde bu yakınlık, bu kabulleniş, bu güven neye dayanıyor? Hiç yabancı değilsin yüreğime. Sanki içimde sana ait; yolunu kaybettiğim için ulaşamadığım izler var… Ne garip… Anlamıyorum; zorlamıyorum da…

Bana benzemiyor düşüncelerin. Duruşun ve açısı bakışlarının; çok farklı… İki zıt renk gibiyiz. Ama rengim rengine ihtiyaç duyuyor gibi de bir his taşıyorum zihnimde. Ben siyahım, sen gökkuşağı. Seninle mi renkleniyorum? Bilmiyorum.

Çetrefilli varlığının, ihtiyaç duyduğum / duyacağım bir dostluğa dönüşmesi ilginç değil mi? Öyle…

Neyse…

Üç gün sonra ya da üç hafta, üç yıl ya da; ne olur bilinmez elbet… Umarım ruhunun şirin sureti değişmez de; ruhum güvenle sırt yasladığı omuzlardan mahrum kalmaz!

İzlerin bir ömür saklı kalsın bende;
Dünyam renklensin rengarenkliğin de;
Ve bitmesin bu dostluk…

Unutma!
Yalnız olmayan iki yalnızız seninle. Sebepsiz yere…
Farklı iki kalabalığın ortasında bile; biz anlarız birbirimizi…

Sevgiler…


1 yorum:

Blogger tarafından desteklenmektedir.